12/24/25

İhracatta Stratejik Hamle-Yılmaz Parlar

  

İhracat Akademisi, İstanbul’da Güçlü Bir İş Birliğiyle Hayata Geçiyor

Ticaret Bakanlığı, İTO ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi

Ticaret Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İhracat Akademisi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle yeni bir boyut kazandı.

Türkiye’nin ihracat vizyonuna nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen Eğitim İşbirliği Protokolü, 23 Aralık 2025 Salı günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Ahî Çelebi Kampüsü’nde düzenlenen törenle imzalandı.

Törene; Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan AğarİTO Başkanı Şekib Avdagiçİstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek katıldı.

Akademi İle Ekonomik Kalkınma Aynı Hedefte Buluşuyor

Prof. Dr. Necip Şimşek,

 “İhracat Akademisi, Bilginin Sahaya Taşınmasının Güçlü Bir Örneğidir”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, konuşmasında üniversite–kamu–iş dünyası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin yalnızca bugünün değil, geleceğin ekonomik dönüşümüne de cevap verecek stratejik bir yapı olduğunu vurguladı.

Üniversitenin “iş dünyasının üniversitesi” anlayışıyla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, sürekli eğitim merkezi, araştırma merkezleri ve teknoloji transfer ofisi aracılığıyla akademik bilginin katma değere dönüştürüldüğünü belirtti. İhracat Akademisi kapsamında verilecek eğitimlerin, uygulama temelli ve istihdam odaklı bir yaklaşımla yürütüleceğini söyleyen Şimşek, iş birliğinin küresel rekabeti okuyabilen ihracatçı insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sunacağını dile getirdi.

Nitelikli İnsan, Güçlü Türkiye Demektir

Dr. İsrafil Kuralay, “Bu Proje Ülkemizin Uluslararası Gücünü Artıracak”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, protokolün devlet, oda ve üniversite iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Hayat boyu öğrenme anlayışıyla nitelikli insan yetiştirmenin temel hedefleri olduğunu belirten Kuralay, İhracat Akademisi’nin hem istihdam kalitesini artıracağını hem de Türkiye’nin uluslararası ticarette daha güçlü bir konuma gelmesine katkı sağlayacağını söyledi.

İhracat, Türkiye’nin Tarihi Ve Stratejik Sorumluluğudur

Şekib Avdagiç, “İhracat Akademisi, İstanbul’dan Dünyaya Açılan Yeni Bir Kapıdır”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un tarih boyunca uluslararası ticaretin merkezi olduğuna dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin bu mirası akademik bir zeminde geleceğe taşıyacağını belirtti. İTO’nun uzun yıllardır sürdürdüğü “İhracata İlk Adım” projelerinin önemli başarılar sağladığını hatırlatan Avdagiç, yeni iş birliğiyle bu başarının daha da büyüyeceğini vurguladı.

Avdagiç, gençlerin ihracata yönlendirilmesi ve nitelikli eğitimle desteklenmesinin Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasında kritik rol oynayacağını ifade etti.

İhracat Akademisi, Türkiye’nin Küresel Ticaret Yatırımıdır

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar,

 “Bu Akademi Bir Eğitimden Fazlasıdır”

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatında 393 milyar doları aşan bir hacme ulaştığını belirterek, küresel belirsizliklere rağmen ihracatta güçlü bir performans sergilendiğini söyledi. İhracat Akademisi’nin, teoriyi pratikle buluşturan yapısıyla Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü artıracağını vurgulayan Ağar, bugüne kadar yüzlerce mezun veren akademinin, insan kaynağı yatırımının somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.

İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin akademiye katılımıyla ihracat seferberliğinin daha da güçleneceğini belirten Ağar, imzalanan protokolün Türkiye’nin dijitalleşme, inovasyon ve markalaşma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi.

İhracat Eğitiminde Yeni Dönem

İmzalanan Eğitim İşbirliği Protokolü ile İhracat Akademisi kapsamında;

uygulama odaklı ihracat eğitimleri,

küresel pazarlara yönelik stratejik bilgi aktarımı,

finansman, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve markalaşma başlıklarında nitelikli programlar hayata geçirilecek.

Bu iş birliğiyle İstanbul, ihracat eğitiminde bölgesel ve küresel bir merkez olma yolunda önemli bir adım attı.

yilmazparlar@yahoo.com

12/14/25

LeadWorld 2025 İstanbul’da Geleceği Konuştu-Yılmaz Parlar

  

Strong Medya & TABA-AmCham İş Birliğiyle Liderler Aynı Sahnedeydi

Strong Medya tarafından, TABA-AmCham iş birliğiyle düzenlenen LeadWorld – Liderlerin Sahnesi, Geleceğin Gündemi, 13 Aralık 2025’te İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda iş, ekonomi ve liderlik dünyasının nabzını tuttu.

Türkiye’nin geleceğine yön veren liderlerin aynı sahnede buluştuğu bu tarihi zirve, panellerde dile getirilen vizyonu, stratejileri ve kritik mesajları kamuoyuna doğru ve güçlü biçimde aktarma sorumluluğunu taşıdı.

LeadWorld 2025’te konuşulan her başlık, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin yarınlarını da şekillendirecek nitelikteydi. Bu nedenle zirve gelecek okumasıdır.

Etkinliğin açılış konuşmaları;

T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan AğarT.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali KılıçkayaTABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit SanlıStrong Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Çiçek
tarafından gerçekleştirildi.

Küresel Ekonomi, Dijital Dönüşüm ve Liderlik Aynı Çatı Altında

LeadWorld 2025’te; küresel ekonomidijital dönüşüminovasyonsürdürülebilirlikliderlik trendleri ve iş dünyasının değişen dinamikleri ele alındı. Zirve; üst düzey yöneticileri, yatırımcıları, girişimcileri, ihracatçıları ve genç profesyonelleri bir araya getirerek güçlü bir networking zemini sundu.

Zirvenin Öne Çıkan Konuşmacıları

KOSGEB Başkanı Serdar İbrahimcioğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Doğanlar Holding YKB Davut Doğan, Arzum YKB Murat Kolbaşı, Arnica YKB Senur Biçer, Ekonomi Gazetesi YKB Hakan Güldağ, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz, İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran Ariş Pırlanta YKB Kerim Güzeliş Yiğit Group / Fortis GY CEO Önder Yiğit, QNBEYOND Ventures Yönetici Ortak Özge Öz, StarGate & PlayGate Ventures YKB Mustafa C. Durmuş.

Vizyoner Liderlik Ve Yeni Nesil İş Dünyası Paneli

Krizden Güce, Gelenekten Geleceğe Liderlik

Türkiye Oyun Kurucu Bir Ülkedir

Panelde yapılan değerlendirmelerde Türkiye’nin tarihsel krizlerden güçlenerek çıkma becerisine dikkat çekildi. Konuşmacılar, bu yeteneğin teknolojiyle birleştiğinde Türkiye’yi oyun kurucu bir aktöre dönüştürdüğünü vurguladı. Gençlerin oyun, yazılım ve inovasyondaki başarısının tesadüf olmadığı özellikle belirtildi.

Liderliğin Temeli İyi İnsan Olmaktır

Global pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin liderlik anlayışının ele alındığı bölümde;
liderliğin yalnızca strateji değil, insani değerlerortak akıl ve kültürel bilinç üzerine inşa edilmesi gerektiği ifade edildi. Yerel değerleri bilen liderlerin, gittikleri her coğrafyada fark yarattığı vurgulandı.

Kerim Güzeliş: “Gelenekten Kaçmadım, Evrenselleştirdim

Ariş Pırlanta YKB Kerim Güzeliş, liderliğini ve marka felsefesini şu sözlerle özetledi:

“Vizyonumu Kur’an-ı Kerim’den alıyorum. Bu beni evrenselleştiriyor, dünyaya eşit mesafede durmayı öğretiyor.”

119 yıllık bir markanın beşinci nesle aktarım süreci anlatılırken, kuşaklar arası liderlikyetki devribilgi paylaşımı ve şeffaflık ön plana çıktı.

Gençlere Alan Açmadan Küresel Başarı Gelmez

Davut Doğan – Doğanlar Holding YKB, Türk şirketlerinin küresel rekabetteki yol haritasını anlattı.
Savaş Odası Toplantıları” modeliyle gençlerin unvansız biçimde fikir ürettiğini belirten Doğan, liderliğin temelinin dinlemekcesaretlendirmek ve farklılığı teşvik etmek olduğunu vurguladı.

Yeni Nesil Tüketici: Ürün Değil Deneyim Satın Alıyor

Kerim Güzeliş, yeni nesil tüketicinin beklentilerini şu sözlerle özetledi:

“Veriyi iyi kullanan kazanıyor. Küçük müşteriler, yarının sadık müşterileridir.”

Ariş Pırlanta’nın Türkiye’de mücevherde online satış ve şeffaf fiyatlama konusunda öncü olduğunun altı çizildi.

TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, “Liderlik Fırtınada Belli Olur”

Sanlı, dünyada ezberlerin bozulduğunu vurgulayarak:

Avrupa Birliği’nin yapısal krizini,

Küresel güç dengelerindeki değişimi,

Türkiye’nin dönüştürücü liderlik rolünü

net ifadelerle ortaya koydu.

Kadın liderliğinin önemine dikkat çeken Sanlı:

“Kadını dışarıda bırakan hiçbir yapı sürdürülebilir değildir.”

ifadeleriyle salondan büyük alkış aldı.

Tümamiral Recep Erdinç Yetkin: “Mavi Vatan, Milli Bekamızdır”

İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Yetkin, Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisindeki tarihi dönüşümünü anlattı.

Küresel ticaretin %90’ının denizlerden yapıldığı,

Türkiye’nin Mavi Vatan vizyonunun stratejik önemi,

Yerli ve milli gemi projelerinde %85 yerlilik oranına ulaşılması

detaylarıyla paylaşıldı.

Yetkin’in vurgusu netti:

“Dışarıdan alınan gemilerle donanma kurulmaz.”

LeadWorld 2025: Geleceği Okuyan Zirve

LeadWorld 2025; liderlik, ekonomi, savunma, teknoloji ve sürdürülebilirlik başlıklarında Türkiye’nin küresel vizyonunu ortaya koyan, referans niteliğinde bir organizasyon olarak kayda geçti.

yilmazparlar@yahoo.com 




#LeadWorld2025, #StrongMedya, #TABAAmCham, #VizyonerLiderlik, #YeniNesilİşDünyası, #KüreselEkonomi, #DijitalDönüşüm, #Sürdürülebilirlik, #MaviVatan, #TürkiyeYüzyılı,



12/12/25

İTO 2025 Aralık ayı Meclis toplantısı-Yılmaz Parlar

 

Avdagiç’ten Ekonomi ve KOBİ Stratejisi

2026 Reformların Yılı Olacak, KOBİ’ler Dönüşümün Merkezinde

İstanbul Ticaret Odası’nın 2025 Aralık ayı Meclis toplantısında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak KOBİ’lerin dönüşüm sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Avdagiç, üretimde yeniden dengelenme için finansmana erişimin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi ve iş dünyasının beklentilerini 5 maddelik öneri setiyle ortaya koydu.

KGF destekleri yeni dönüşüm programlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli

Kredi Garanti Fonlarının, kamu-özel sektör iş birliği içerisinde rekabetçilik ve dönüşüm odaklı programlara entegre edilmesinin önemini vurgulayan Avdagiç, özellikle teknoloji ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, sabit faizli yeni kredi paketleri gerektiğini ifade etti.

Kur riskine karşı koruma mekanizmaları ve vergi teşvikleri

Döviz dalgalanmalarının işletmeleri zorladığını hatırlatan Avdagiç, KOBİ'lerin kur riskini yönetebilmesi için uygun maliyetli hedge ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çağrıda bulundu. Yatırımı hızlandıracak vergi indirimleri, amortisman kolaylıkları ve modernizasyonu teşvik eden mali adımların üretime güçlü bir katkı sağlayacağını dile getirdi.

Finansman çeşitliliği şart: Banka dışı alternatifler devreye alınmalı

Reel sektörün finansmana bağımlılığını azaltacak alternatif finansman kanallarının devreye alınmasının önemine işaret eden Avdagiç, KOBİ’lerin sadece bankalara değil, yeni nesil finansal araçlara da erişebilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye, çok kutuplu dünyada bölgesel liderliğini pekiştirecek

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Avdagiç, Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme eğilimini sürdüreceğini belirterek, “Bölgemizde yeni bir gerilim yaşanmaması halinde Türkiye, çok kutuplu küresel düzende bölgesel liderliğini daha görünür şekilde pekiştirecektir” dedi.

2026 yapısal reformlar yılı olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2026’yı “yapısal reformlar yılı” ilan eden açıklamalarının iş dünyasında memnuniyetle karşılandığını söyleyen Avdagiç, reel sektör olarak reform sürecini desteklemeye hazır olduklarını ifade etti.

İhracat 270 milyar doları aşacak

Ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü belirten Avdagiç, turizm gelirlerinin cari dengeyi olumlu etkilediğini, doğrudan yatırımların ise 9 ayda 11,4 milyar dolara çıkarak son 10 yılın en yüksek düzeyine ulaştığını aktardı. Avdagiç, ihracatın yıl sonunda 270 milyar doları aşmasını beklediklerini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

12/07/25

Türk Dünyasıyla Ticarette Yeni DönemYilmaz Parlar

  

Türk Devletleri Arasında Rekor Ticaret Trafiği

Prof. Dr. Sümer: “Türk Dünyasında Ekonomik Entegrasyon Artık Geri Dönülmez Bir Süreç”

Ekonomik Hat- Birliktelik Sembolik Değil, Gerçek-Orta Koridor Ekonomiyi Birleştiriyor

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi, Türk dünyasıyla ekonomik entegrasyonun masaya yatırıldığı “Türk Dünyasında Ekonomik Birliktelik” başlıklı önemli toplantıyı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Zeytinburnu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutluk Kağan Sümer, Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı yeni boyutları rakamlarla ortaya koydu.

Oturum başkanlığını Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa E. Erkalın yürüttüğü programda; dış ticaret dengeleri, enerji hatları, lojistik koridorlar ve kalkınma potansiyelleri kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Türk Dünyasıyla 5 Yılda 62,6 Milyar Dolarlık Ticaret

Prof. Dr. Sümer’in açıkladığı verilere göre Türkiye, 2020–2024 döneminde TDT üyeleriyle toplam 62,6 milyar dolar ticaret hacmine ulaştı.

36,6 milyar dolar ihracat26 milyar dolar ithalat

Sümer, bu rakamların “Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliğin artık sembolik değil, kurumsal ve derinleşen bir gerçeklik haline geldiğini” söyledi.

Azerbaycan: En Güçlü Ticaret Hattı

Türkiye’nin en yoğun ticaret yaptığı ülke Azerbaycan oldu.

2020–2024 toplamı, 12,8 milyar dolar ihracat5,3 milyar dolar ithalat

Türkiye, Azerbaycan’a makine, plastik, motorlu araçlar ihraç ederken; başta petrol ve doğalgaz olmak üzere alüminyum, pamuk ve demir-çelik ürünleri ithal ediyor.

Kazakistan: Stratejik İş Ortağı Ama 2024’te Gerileme Var

Beş yıllık ticaret hacmi 23,4 milyar dolar seviyesine ulaşan Kazakistan, bölgenin en büyük enerji ve maden tedarikçisi konumunda bulunuyor.

Ancak 2024 ticareti %16,9 düşerek 4,9 milyar dolara geriledi.
Düşüşün sebebi petrol ürünleri ve madencilik kalemlerindeki hacim daralması.

Özbekistan: 5 Yılda Artış, 2024’te Düşüş

2020–2024 toplam ticaret 15,8 milyar dolara ulaştı.
Ancak 2024 hacmi 2,937 milyar dolara düşerek %7 geriledi.

Sümer, “Özbekistan’ın Türkiye ticaretindeki payı hala düşük; lojistik altyapı güçlendirilmedikçe bu potansiyel tam kullanılmayacak” değerlendirmesini yaptı.

Türkmenistan Ve Diğer Ülkeler: Potansiyel Çok Yüksek

Türkmenistan ile ticaret 2024’te 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Macaristan ve gözlemci ülkeler dahil edildiğinde ticaret hacmi sınırlı görünse de Sümer şu noktaya dikkat çekti:

“Gelişmemiş hacim zayıflık değil; doğru stratejiyle büyük fırsat anlamına gelir.”

Ekonomik Yapı Birbirini Tamamlıyor

Sümer, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki yapının “tamamlayıcı ekonomi modeli” oluşturduğunu söyleyerek tabloyu özetledi:

Türkiye, bölgeye: sanayi ürünleri, makineler, araçlar, plastik, tekstil
Bölge, Türkiye’ye: petrol, doğalgaz, madenler, alüminyum, demir–çelik, pamuk

Bu model iki taraf için de sürdürülebilir bir ekonomik denge yaratıyor.

Orta Koridor, Türk Dünyasının Ekonomik Omurgası

Sümer’e göre Trans-Hazar Orta Koridoru, artık sadece lojistik hat değil, Türk dünyasının stratejik kalkınma platformu.

Türkiye–Kazakistan demiryolu yük anlaşması kapasiteyi artıracak
Azerbaycan üzerinden gelen petrol/doğalgaz hatları bölgenin enerji güvenliğini belirliyor
Lojistik, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirlikleri bölgesel entegrasyonu hızlandırıyor

Sümer, “Orta Koridor olmadan Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliği tam anlamıyla gerçekleştirmek mümkün değil” dedi.

Ortak Gelecek Ekonomide Başlıyor

Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Prof. Dr. Sümer şunları söyledi:

“Türk dünyasında ekonomik birliktelik; sadece ticaret değil, ortak kader, ortak üretim ve ortak gelecek demektir.
Bu geleceğin yolu da ortak strateji, güçlü lojistik hatlar ve sürdürülebilir işbirliğinden geçiyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

Peugeot Türkiye’den Tarihi Sıçrayış-Yılmaz Parlar

  

Yerli Üretim Hamlesi 2026’ya Damga Vuracak

Traveller yerli üretime giriyor, Expert sahada… Hafif ticari segmentte rekor yılı başlıyor.

Peugeot Türkiye, 2026 stratejisinin merkezine yerleştirdiği yerli üretim hamlesi ve yenilenen hafif ticari araç vizyonuyla otomotiv pazarındaki yükselişini hızlandırıyor.

Marka, 4 Aralık 2025’te Divan Kuruçeşme’de düzenlediği toplantıda hem 2025 performansını hem de gelecek planlarını ilk kez bu kapsamda duyurdu.

Toplantıya Peugeot Global CEO’su Alain Favey, Peugeot Türkiye Marka Direktörü Gupse Kaplan ve Peugeot Türkiye Ürün Pazarlama Direktörü İrem Ergün katıldı. Açıklanan veriler, markanın Türkiye’de sadece büyümediğini, aynı zamanda global sıralamayı da etkilediğini ortaya koydu.

Peugeot Türkiye’den Tarihi Satış Rekoru “Hedefi Bir Ay Önceden Geçtik”

Peugeot Türkiye, 2025 yılının ilk 11 ayında 74.920 adet satışa ulaşarak yıl başında belirlediği 73 bin adetlik hedefi** bir ay erken aştı.** Bu performansın ardından yıl sonu hedefi 80 bin adet olarak güncellendi. Böylece Peugeot, Türkiye tarihinin en yüksek satış rakamına ulaşmaya hazırlanıyor.

Marka Direktörü Gupse Kaplan, başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Türkiye otomotiv tarihinde rekor bir yıla gidiyoruz. Peugeot olarak güçlü ürün gamımız ve doğru konumlandırmayla bu rekorun önemli bir parçasıyız.”

Hafif Ticaride Agresif Büyüme: 25 Bin Adet, %31 Pay

Peugeot’nun 2025 stratejisinde hafif ticari araçlar belirleyici rol oynadı.
Kasım itibarıyla 23 bin adede ulaşan LCV satışlarının yıl sonunda 25 bin adedin üzerine çıkması bekleniyor.
Hafif ticari araçların toplam satışlardaki payı %31’e yükseldi.

Başarıyı getiren üç temel unsur:

Pazarın %70’ine hitap eden geniş ürün gamı

Rifter, Partner, Expert ve Traveller ile Peugeot, hafif ticari pazarın büyük çoğunluğunu kapsıyor.
Rifter segment ikincisi,
Expert ve Traveller satışları geçen yılın iki katına ulaştı.

Müşteri taleplerine göre yeni versiyonlar

Rifter’a manuel dizel versiyon takviyesi,
Partner’a otomatik şanzıman eklenmesi,
pazar talebini direkt karşılayan adımlar olarak öne çıkıyor.

Yerli üretim gücü

Peugeot, Türkiye’deki üretim ağını genişletiyor:
Expert modeli Bursa Tofaş’ta yerli üretime geçti.
Traveller ise Aralık ayı itibarıyla Türkiye’de üretilecek ve 2026’da sahaya çıkacak.

Bu adım Peugeot’nun Türkiye’deki hafif ticari rekabeti yeniden şekillendirme planının en önemli ayağı olarak görülüyor.

Boxer Minibüs Geliyor, Filo Pazarına Rekabet Getirecek

Marka, özellikle turizm, servis ve kurumsal taşımacılık sektörlerinin artan taleplerine yanıt vermek için Boxer’ın üst yapılı minibüs versiyonunu Aralık ayında satışa sunuyor. Bu hamleyle Peugeot, ticari araçlarda üst yapı çeşitliliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

Türkiye, Peugeot Globalde İlk 5’te, Küresel Başarıyı Sürüklüyor

Peugeot Türkiye’nin sergilediği satış performansı global sonuçlara doğrudan yansıdı:
2024 yazında dünya satışlarında 2. sıraya yükseldi.
Kasım ayında bu başarı tekrarlandı.
Ocak–Kasım toplamında dünyanın en büyük 5. pazarı oldu.
Orta Doğu–Afrika bölgesinde lider konumda.
Ticari araçta globalde 2. sıraya yükseldi.

Alaın Favey, “Türkiye, Küresel Büyümemizi Ateşliyor”

Peugeot Global CEO’su Alain Favey, Türkiye’nin marka için kritik rol oynadığını açıkça dile getirdi:

“Türkiye’deki başarı bizim küresel büyümemizi adeta ateşliyor. Tofaş’ın üretim gücüne güveniyor, Türkiye’deki varlığımızı sadece yerel değil küresel stratejimizin bir parçası olarak görüyoruz.”

Favey, Peugeot’nun 2030 hedefinin yıllık 1.5 milyon satış olduğunu, bu hedefe giden yolda Türkiye ve hafif ticari araç segmentinin taşıyıcı güç olacağını ifade etti.

Elektrikli Ve Hibrid Atağı: %40’lık Elektrikli Payı

Peugeot Türkiye, elektrifikasyon stratejisinde 2025’i atılım yılı ilan etti:
Elektrikli araç satışları geçtiğimiz yıla göre %80 arttı.
Hibrit modellerle birlikte toplam satışlarda elektrikli payı %40’a ulaştı.

Peugeot, tüm ticari araç modellerinin bataryalı elektrikli versiyonlarını sunarak filolara “seçim özgürlüğü” sağlıyor.

Peugeot, Fransız Tasarımı, Sıfır Karbona Giden Yol

140’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Peugeot, 2024’te 1.1 milyon adet araç satışı gerçekleştirdi.
2025 itibarıyla tüm ürün gamında elektrikli seçenek sunan marka, E-LION Projesi ile 2038’de Sıfır Karbon hedefi doğrultusunda ilerliyor.

yilmazparlar@yahoo.com

12/01/25

Zafer Partisi’nden Ekonomi Çalıştayı-Yılmaz Parlar

  

Emekliye Adalet İçin Stratejik Çalıştay

Zafer Partisi, bugün Türkiye’nin gerçek sorunlarını konuşan, çözümü bilimsel verilerle ve milli çıkarlarla şekillendiren tek siyasi güç olduğunu bir kez daha gösterdi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunmaktaki kararlılığı, yalnızca siyasi bir duruş değil; Türkiye’nin geleceği için tarihi bir sorumluluktur.

Emekliden çiftçiye, işçiden esnafa kadar herkesin sesi olan bu mücadele, ülkemizin yeniden ayağa kalkması için en büyük umuttur.

Türkiye’nin Ekonomik Gerçeklerini Masaya Yatıran Stratejik Çalıştay

Siyasi tabloyu netleştiren, Türkiye’nin en geniş katılımlı ve en kapsamlı emekli odaklı çalıştaylarından biri, 30 Kasım 2025’te Ankara Yahyalar Aile Yaşam Merkezi Gösteri Salonu’nda düzenlendi. Emeklilerin, dul ve yetim ailelerinin yıllardır çözülemeyen ekonomik sorunlarının bilimsel ve hukuki yönleriyle masaya yatırıldığı bu toplantı; yalnızca bir değerlendirme toplantısı değil, Türkiye’nin ekonomik geleceğini yeniden şekillendirme iddiası taşıyan stratejik bir zirve niteliği taşıdı. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay; içerdiği analizler, öneriler ve eleştirilerle önümüzdeki dönemin yol haritasına ışık tuttu.

Zafer Partisi’nin Çözüm Paketi

Bu Milletin Kaynağı, Bu Millete Dağıtılacak

Zafer Partisi’nin emekliler için hazırladığı politika seti çalıştayda net biçimde ortaya kondu:

Aylık bağlama oranı %30’dan tekrar %70’e çıkarılacak

Refah payı eskisi gibi %100 uygulanacak

Emeklilerin temel ihtiyaçlarını güvence altına alan sistem kurulacak

OYAK benzeri sürdürülebilir bir kaynak modeli tüm Türkiye için uygulanacak

Sığınmacı politikasının yarattığı ekonomik yük son bulacak

Kamu harcamalarındaki israf kesilecek

Özdağ“Kaynakları yeniden Türk milleti lehine dağıtacağız. Emekli, hayatının son dönemini huzur içinde yaşamayı hak ediyor.”

Çalıştaydan Başlıklar

STK başkanlarının değerlendirmeleri
SGK mevzuatı ve emeklilik sistemi sunumu  Vedat İlki
TÜİK ve enflasyon davaları Av. Ali Erdem Gündoğan
Memur emeklilerinin durumu  Fatih Kozan
Vergi ve yapılandırmaların etkileri  Muraka Çakmar
Ekonomik ve finansal analiz Prof. Dr. Mehmet Alagöz
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kapsamlı Türkiye değerlendirmesi
Çalışma Hayatı ve Emekli Politikaları Başkanı Mehmet Akif Cenkci’nin sunumu

Özdağ, “Türkiye Ekonomisi Artık Krizde Değil, Buhranda”

Genel Başkan Özdağ, çalıştayda yaptığı Türkiye’nin gerçeklerini ortaya seren konuşmada emeklilerin yaşadığı dramı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi tercihlerle şekillenmiş bir sonuç olarak değerlendirdi:

“Sekiz yıldır milli gelirden pay alan yüzde 80’in küçülmesi kriz değil; bu ağır bir ekonomik buhrandır.”

Özdağ, yanlış ekonomi politikalarının yalnızca emeklileri değil;
 sanayiciyi, çiftçiyi, pazarcıyı, halciyi, esnafı çökme noktasına getirdiğini vurguladı.

Tarım sektöründeki ithalat bağımlılığının ülkeyi kendi kendine yetemez hale getirdiğini, sanayicinin yüksek faiz ve düşük kur kıskacında nefes alamadığını örneklerle anlattı.

Türk Sanayicisi %50 Faizle Kredi Alırken Alman %3 İle Alıyor

Organize Sanayi Bölgelerinde Türkiye ile Almanya arasındaki uçuruma dikkat çeken Özdağ:

Çarpıcı açıklamalar içeren Kritik Uyarı

Dengeleri sarsılmış, Türk sanayisi rekabet edemez hale getirildi. 2026 Cumhuriyet tarihinin en zor yılı olacak.
diyerek Türkiye’nin sanayi gücünün Mısır gibi ülkelere kaydırıldığını, binlerce işçinin işsiz kaldığını belirtti.

Para Yok Değil, Var,  Ama Millete Değil Başkalarına Dağıtılıyor

Özdağ, AKP iktidarının kaynak dağılımındaki tercihlerine sert çıktı: Suriyelilere yıllık 11 milyar dolar, yurt dışına “insani yardım” adı altında 8 milyar dolar, Kamu-Özel İş Birliği projelerine 5 milyar dolar ödeme yapıldığını hatırlatarak: “Sonra emekliye para yok deniyor. Bu kabul edilemez bir tercihtir.” dedi.

2003–2025 Arasındaki Uçurum: “11 Çeyrekten 2 Çeyreğe”

Çalıştayda en dikkat çeken verilerden biri Özdağ’ın ülke gündemine damga vuran altın hesabı oldu:

2003’te emekli maaşıyla 11 çeyrek altın alınıyordu. Bugün sadece 2 Çeyrek
Her emekli her ay 9 çeyrek altını kaybediyor.

Bu kaybın yalnızca ekonomik değil, politik tercihlerle alakalı kaynakların yanlış ellere aktarılması olduğunu vurguladı.

Erken Seçim Şart

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartların artık ertelenemez hale geldiğini belirten Özdağ:

“Türk milletinin iradesi sandığa yansıtılmalı. Erken seçim artık kaçınılmazdır.” diyerek siyasal atmosferin değişmesi gerektiğini vurguladı.

yilmazparlar@yahoo.com