#TürkiyeEkonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#TürkiyeEkonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/14/26

İTO Ağustos 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  İTO Ağustos 2026 Meclis Toplantısı

İTO Ağustos Meclis Toplantısı’nda Ekonominin Yol Haritası Gündemdeydi

 Avdagiç, “Enflasyonu düşürürken üretim kapasitemizi korumalıyız”

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Ağustos 2026 Meclis Toplantısı, 13 Ağustos Perşembe günü gerçekleştirilirken, toplantının ana gündemini Türkiye ekonomisinin önündeki yeni dönem, üretim kapasitesinin korunması, ihracatın sürdürülebilirliği ve reel sektörün finansmana erişimi oluşturdu.

İTO’dan Ekonomiye Net Mesaj

13 Ağustos 2026 tarihli İTO Ağustos Meclis Toplantısı’ndan çıkan temel mesaj, dezenflasyon sürecinin korunurken üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın da hedefli politikalarla desteklenmesi gerektiği yönünde oldu.

Avdagiç’in açıklamaları, eylül ayında güncellenmesi beklenen OVP açısından iş dünyasının önceliklerini de ortaya koyarken, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde “enflasyonu düşürürken üretim gücünü kaybetmeme” hedefiyle hareket etmesi gerektiğine işaret etti.

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomide dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtirken, aynı zamanda yüksek finansman maliyetlerinin üretim üzerindeki baskısının azaltılmasının önemine dikkat çekti.

Avdagiç’in değerlendirmelerinin merkezinde, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program’da (OVP) üretimi korumaya yönelik hedefli ve seçici finansman mekanizmalarının geliştirilmesi önerisi yer aldı.

“Türkiye’nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz. İkisini aynı anda gerçekleştirecek seçici, hedefli ve etkili araçlar üretmek zorundayız.”

OVP İçin “Hedefli Üretim Koruma Politikası” Önerisi

Avdagiç, yeni OVP’nin yalnızca enflasyonla mücadele perspektifiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini koruyacak bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İTO Başkanı, burada söz konusu olanın genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon yaratabilecek bir talep artışı olmadığının altını çizerek, üretim, yatırım ve ihracat kapasitesini koruyacak seçici finansman modellerine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımın, dezenflasyon hedefinden taviz vermeden reel sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek yeni bir ekonomik denge oluşturması amaçlanıyor.

İş Dünyasından OVP’ye 5 Başlıkta Finansman Önerisi

Avdagiç, yeni dönemde uygulanabilecek finansman politikalarının beş temel başlık üzerinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

1. Üretici ve ihracatçıya uzun vadeli finansman

İhracatçı ve üretici firmaların uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarına erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçılara değil, ihracat potansiyeli bulunan üreticilere de daha geniş biçimde ulaşması gerektiğini söyledi.

2. Yatırım kredisi ile işletme sermayesi ayrılmalı

Avdagiç’in ikinci önerisi, yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması oldu.

Teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha uygun maliyetli finansman imkanlarının oluşturulması gerektiğini belirtti.

3. Kur–enflasyon dengesine ihracatçı açısından bakılmalı

İTO Başkanı, ihracatçıların maliyet baskısının giderek arttığına dikkat çekerek, döviz dönüşüm desteğinin daha etkili hale getirilmesi gerektiğini savundu.

Kur ile enflasyon arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki maliyet baskısını artıran bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini belirten Avdagiç, ihracat rekabetçiliğinin korunmasının önemine işaret etti.

4. Üretim ve istihdam üzerindeki yükler yeniden değerlendirilmeli

Vergi ve sosyal güvenlik yükleri konusunda üretim yapan ve istihdam sağlayan işletmelere yönelik seçici düzenlemelerin gündeme alınması gerektiğini belirten Avdagiç, özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının istihdam kaybına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

5. İthalat politikası sanayi politikasıyla birlikte ele alınmalı

Avdagiç’in beşinci önerisi ise ithalat politikasına ilişkin oldu.

Türkiye’nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri aşağı çekebilecek bir gümrük rejimine ihtiyaç bulunduğunu belirten Avdagiç, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.

“Temel Sorun Dezenflasyon Değil, Üretim Kapasitesinin Maliyeti”

İTO Başkanı Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonla mücadelede önemli bir dengeleme sağladığını kabul ederken, bu politikanın reel sektör üzerindeki maliyetinin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekti.

Yüksek faizlerin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını ve özellikle KOBİ’lerin finansmana erişiminde sorunların devam ettiğini belirten Avdagiç, ekonomik politikanın üretim ayağının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Avdagiç’e göre Türkiye açısından kritik mesele, yalnızca dezenflasyonun gerçekleştirilmesi değil, dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin kontrol altında tutulması.

Emek Yoğun Sektörlere Özel Uyarı

Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi emek yoğun sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaların fiyat rekabetini zorlaştırdığını belirten Avdagiç, bu sektörlerde kapasite kaybının önlenmesi gerektiğini söyledi.

“Bu sektörlerde kapasite kaybı yaşanmasına hem bugünümüz hem de yarınımız için izin vermemeliyiz.”

Türkiye’nin ihracat gücünün yalnızca dış talebe değil, içerideki üretim kapasitesine, maliyetlere ve finansman koşullarına da bağlı olduğuna dikkat çeken Avdagiç, üretim tabanının korunmasının stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Kısa Vadede Dezenflasyon, Orta ve Uzun Vadede Rekabet Gücü

Avdagiç, Türkiye ekonomisinin önündeki temel denklemin giderek daha belirgin hale geldiğini belirterek, kısa vadede dezenflasyon programının korunması gerektiğini; ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesinin ve ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmemesi gerektiğini ifade etti.

İTO Başkanı’nın mesajı, ekonomi politikasında iki hedefin birlikte yürütülmesi gerektiği noktasında yoğunlaştı:

Enflasyonla mücadele ve üretim gücünün korunması.

Avdagiç, Türkiye’nin klasik ekonomik kalıplara sıkışmadan kendi çıkış yolunu oluşturabilecek ekonomik birikime ve kapasiteye sahip olduğunu belirterek, iş dünyasının ekonomik politikalarda atılacak yeni adımların hızlandırılmasına yönelik beklentisini de ortaya koydu.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO  August 2026 Assembly Meeting

ITO August Assembly Meeting Focuses on Türkiye’s Economic Roadmap

Avdagic, “We Must Fight Inflation While Protecting Production Capacity”

The August 2026 Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) was held on Thursday, August 13, with Türkiye’s economic outlook, the protection of production capacity, sustainable exports and access to finance for the real sector among the main topics on the agenda.

ITO’s Clear Message to Economic Policymakers

The main message emerging from the August 13, 2026 ITO Assembly Meeting was that Türkiye should continue its fight against inflation while simultaneously supporting production, investment, exports and employment through targeted economic policies.

Avdagiç’s remarks also highlighted the expectations of the business community ahead of the anticipated September update to the Medium-Term Program.

The strategic objective can be summarized in one sentence:

Reduce inflation — but do not sacrifice Türkiye’s production capacity and export competitiveness in the process.

ITO Chairman Şekib Avdagiç emphasized that the disinflation process should continue decisively, while also stressing the need to reduce the pressure that high financing costs are placing on production.

At the center of Avdagiç’s remarks was a proposal for the Medium-Term Program (MTP), expected to be updated in September, to introduce targeted and selective financing mechanisms aimed at protecting production.

“Türkiye’s new economic policy cannot be trapped between the choice of reducing inflation and protecting production. We must develop selective, targeted and effective instruments that achieve both simultaneously.”

A “Targeted Production Protection Policy” for the New MTP

Avdagiç stressed that the new MTP should not focus solely on combating inflation, but should also protect Türkiye’s production strength and export capacity.

He emphasized that the proposal does not mean a return to broad-based credit expansion or demand stimulus that could reignite inflation. Instead, he called for selective financing models designed to protect production, investment and export capacity.

The objective is to establish a new economic balance that supports the real sector without compromising the disinflation strategy.

Five Financing Priorities for the Business World

Avdagiç outlined five areas that he believes should form the basis of financing mechanisms under the new economic framework.

1. Long-Term Financing for Producers and Exporters

He called for stronger, sustainable and predictable financing channels for exporting and manufacturing companies.

According to Avdagiç, institutions such as Eximbank should reach not only existing exporters but also manufacturers with export potential.

2. Separate Investment Loans from Working Capital

Avdagiç also proposed separating investment financing from working-capital loans.

He argued that technology investments, projects that create export capacity and investments reducing dependence on imported inputs should have access to longer-term and more affordable financing.

3. A More Effective Exchange Rate Mechanism

Another key issue was the pressure faced by exporters as costs rise.

Avdagiç called for more effective mechanisms to balance the exchange-rate and inflation dynamics, arguing that foreign-exchange conversion support should become more meaningful and help protect export competitiveness.

4. Targeted Support for Production and Employment

Avdagiç also called for selective measures concerning tax and social-security burdens on companies that produce and employ workers.

He particularly emphasized the need to prevent rising costs in employment-intensive and export-oriented sectors from turning into job losses.

5. Import Policy Should Support Industrial Strategy

The fifth proposal concerned import policy.

Avdagiç argued that Türkiye should adopt customs policies that reduce the cost of critical inputs not produced domestically, while preventing unfair competition in sectors where domestic production capacity already exists.

“The Main Problem Is Not Disinflation, but Its Cost to Production Capacity”

Avdagiç acknowledged that tight monetary policy has provided an important balancing effect in the fight against inflation.

However, he warned that the cost of this policy for the real economy is becoming increasingly visible.

High interest rates are increasing working-capital costs, while access to finance remains a significant challenge, particularly for SMEs.

According to Avdagiç, the critical issue for Türkiye is not simply achieving disinflation, but controlling the rising cost of the disinflation process on production capacity.

Warning on Labor-Intensive Industries

Avdagiç also highlighted the pressure faced by labor-intensive sectors such as textiles, ready-to-wear, furniture, metal and machinery.

High financing costs are making it increasingly difficult for companies in these sectors to compete on price, he noted, warning that capacity losses must be prevented.

“We must not allow capacity losses in these sectors, both for our present and our future.”

He stressed that sustainable exports depend not only on external demand, but also on Türkiye’s domestic production capacity, cost structure and financing conditions.

Disinflation in the Short Term, Competitiveness in the Long Term

Avdagiç stated that the economic equation facing Türkiye is becoming increasingly clear.

In the short term, the country must preserve the disinflation process. In the medium and long term, however, Türkiye cannot afford to lose production capacity or export competitiveness.

The central message of his remarks was therefore clear:

Türkiye must fight inflation without weakening its production base.

Avdagiç also underlined that Türkiye has the economic experience and capacity to develop its own path without becoming trapped within conventional economic models.

yilmazparlar@yahoo.com

7/24/26

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”-Yılmaz Parlar

  Mutfakta Yangın, Milletin Gündemi Ekonomi

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye'nin ekonomik krizinden terörle mücadeleye, Kıbrıs'tan NATO zirvesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, özellikle ekonomik tabloyu “Türkiye'nin gerçek gündemi” olarak nitelendirirken, iktidarın siyasi tartışmalarla halkın yaşadığı ağır ekonomik sorunların üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”

“Kayyum Ve Mutlak Butlan Tartışmalarıyla Gündem Değiştiriliyor, Mutfakta İse Yangın Büyüyor”

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde Türkiye'nin gerçek gündeminin açlık, yoksulluk ve ekonomik çöküş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Birileri kayyum, mutlak butlan ve siyasi tartışmalarla gündemi manipüle etmeye çalışırken mutfakta mutlak yangın devam ediyor."

Özdağ, 5 milyon emeklinin ve 11 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini, yapılan maaş artışlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmadığını ifade etti.

“Türkiye Zengin, Ama Türk Halkı Fakir”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde Özdağ, Türkiye'nin doğal kaynakları ve üretim gücüne rağmen halkın yoksullaştığını belirterek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye'nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor. Buna son vereceğiz."

Zafer Partisi'nin hedefinin;

Planlı ekonomi, Planlı sanayileşme, Planlı tarım, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulması, Üreten ve adil paylaşan Türkiye modeli olduğunu açıkladı.

24 Yılda Borç Dört Kat Arttı

Özdağ, Türkiye ekonomisinin dış borç ve faiz sarmalına sürüklendiğini belirterek çarpıcı rakamlar

paylaştı.

Dikkat çeken veriler:

Toplam kamu borcu yaklaşık 15 trilyon TL'ye ulaştı.

Türkiye'nin dış borcu 133 milyar dolardan 518,5 milyar dolara yükseldi.

Sanayinin ithalata bağımlı hale geldiği ve üretim ekonomisinin terk edildiği ifade edildi.

Özdağ, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.

“Türkiye Yüzyılı Değil, Orta Sınıfın Yok Edildiği Dönem”

Özdağ, iktidarın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu sert sözlerle eleştirerek,

"Türkiye Yüzyılı diye ortaya koydukları tablo; açlığa mahkûm edilen emekliler, zam alamayan asgari ücretliler ve yok edilen orta sınıftır." ifadelerini kullandı.

Gaziler İçin Destek Mesajı

Zafer Partisi Genel Başkanı, Güvenpark'ta hak arayan gazilere destek verdiklerini belirterek önemli mesajlar verdi.

Özdağ,

Gaziler arasında rütbe ve tarih ayrımı yapılamayacağını, devletin bütün gazilere eşit yaklaşması gerektiğini söyledi.

Ayrıca, "AK Parti iktidarı gazilerimizin taleplerini yerine getireceğine PKK'nın taleplerini tartışıyor."

ifadeleriyle hükümeti eleştirdi.

PKK Sürecine Sert Tepki

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de terörle mücadele konusunda oldu.

Özdağ,

PKK'nın silah bırakmadığını

Örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü

Teröristlerin pişman olmadıklarını açıkça söylediklerini

belirterek şu soruyu yöneltti:

"Teröristlerin 'Bizde pişman olmuş hal görüyor musunuz?' açıklamasına soruşturma açmıyorsunuz da Nasuh Mahruki neden tutuklanıyor?"

S-400 Ve Nato Çıkışı

Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Özdağ,

Türkiye'nin milli egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek,

S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Ayrıca, Türkiye'nin yerli hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs Uyarısı: "Mavi Vatan Gündemden Çıkarıldı"

Özdağ, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Başlıca değerlendirmeleri:

Rum Yönetimi'nin hızla silahlandığı

ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üsler verildiği

Birleşmiş Milletler'in yeni Kıbrıs planı üzerinde çalıştığı

Türk askerinin adadan çekilmesini öngören girişimlerin bulunduğu

iddialarına dikkat çekerek,

"Kıbrıs Türk vatanıdır. Kıbrıs Türklüktür. Kıbrıs şandır ve milli davadır."

ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'ne Dikkat Çeken Katılımlar

Basın toplantısında siyasi arenada dikkat çeken yeni katılımlar da açıklandı.

Zafer Partisi saflarına;

Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz  katıldı.

Özdağ, partinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

CHP'deki Yeni Parti Girişimine İlk Değerlendirme

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP'de gündeme gelen yeni parti oluşumuyla ilgili,

"Sayın Özgür Özel'e başarılar diliyorum. Yeni partinin nasıl bir siyasal çizgi izleyeceğini zaman gösterecek."

değerlendirmesinde bulundu.

Gagavuz Ve Kırım Türkleri İçin Takip Mesajı

Özdağ, Gagavuz Türkleri ile Kırım Türklerinin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.

 “Türkiye Çaresiz Değil”

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Ümit Özdağ,

hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi, üretim ekonomisine dönüş ve liyakat esaslı devlet yönetiminin Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının temel şartları olduğunu belirtti.

"Türkiye çaresiz değildir. Üreten, planlayan, adil paylaşan ve devlet aklını yeniden inşa eden bir yönetim anlayışıyla Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır."

yilmazparlar@yahoo.com


Kitchen in Crisis, Nation Focused on the Economy

Ümit Özdağ: "Turkey's Real Agenda Is Hunger and Poverty, Not Political Distractions"

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed a "Turkish Nation Press Conference," making strong statements on a wide range of issues, including Turkey's economic crisis, counterterrorism policies, Cyprus, and the NATO Summit.

Özdağ argued that Turkey's true national agenda is the deepening economic crisis, accusing the government of diverting public attention through political debates instead of addressing the daily struggles faced by millions of citizens.

"While Political Debates Dominate the Headlines, There Is a Fire in Every Kitchen"

One of the strongest messages of the press conference focused on the country's worsening economic conditions.

"While some are trying to manipulate the public agenda with debates over trustees, legal disputes and political engineering, there is a real fire burning in the kitchens of Turkish families."

Özdağ stated that five million retirees and eleven million minimum-wage workers are struggling below the poverty line, arguing that recent salary increases have failed to improve citizens' living standards.

"Turkey Is Rich, But the Turkish People Are Poor"

Speaking about the economy, Özdağ emphasized that Turkey possesses significant natural resources and production capacity, yet ordinary citizens continue to become poorer.

"Turkey is not a poor country. The Turkish people are poor because the country's wealth is being exploited by a small privileged group. We will put an end to this."

He outlined the Zafer Party's economic vision, which includes:

A planned economy, Planned industrialization, Planned agricultural development, Re-establishing the State Planning Organization, A productive economy based on fair distribution of national wealth

Turkey's Public Debt Has Quadrupled in 24 Years

Özdağ claimed that Turkey has become trapped in a cycle of debt and high interest rates.

According to the figures he presented:

Public debt has approached 15 trillion Turkish lira.

Turkey's external debt has increased from $133 billion to $518.5 billion.

The country's industrial sector has become increasingly dependent on imports, weakening domestic production.

He argued that the current economic model is no longer sustainable.

"Not the Century of Turkey, but the Collapse of the Middle Class"

Criticizing the government's "Century of Turkey" vision, Özdağ said:

"What they call the 'Century of Turkey' has become a period in which retirees are condemned to poverty, minimum-wage workers receive no meaningful relief, and the middle class is disappearing."

Support for Veterans

Özdağ expressed solidarity with military veterans protesting in Ankara's Güvenpark, arguing that all veterans should be treated equally regardless of rank or the period in which they served.

He also criticized the government, saying:

"Instead of fulfilling the legitimate demands of our veterans, the government is discussing the demands of the PKK terrorist organization."

Strong Criticism of the PKK Process

On counterterrorism policy, Özdağ argued that:

The PKK has not disarmed. The organization continues its activities in different countries. Its members openly declare that they are not remorseful.

He questioned why such statements receive no legal response while others face prosecution.

S-400s and the NATO Summit

Commenting on the Ankara NATO Summit, Özdağ emphasized the importance of protecting Turkey's national sovereignty.

He called for clarification regarding reports suggesting that Turkey's S-400 air defense systems could be transferred to a third country and urged the government to accelerate the development of indigenous missile defense systems.

Warning Over Cyprus

Özdağ also voiced concerns about developments in the Eastern Mediterranean.

He claimed that: The Greek Cypriot Administration is rapidly expanding its military capabilities.

Military facilities have been provided to the United States, France and Israel.

A new UN-backed Cyprus proposal is under discussion.

There are initiatives aimed at removing Turkish troops from the island.

He concluded:

"Cyprus is Turkish homeland. Cyprus represents Turkish identity, national honor and a historic responsibility."

Prominent Political Figures Join the Zafer Party

During the press conference, Özdağ announced that:

Mustafa Ertekin  Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz

have officially joined the Zafer Party.

He reaffirmed that the party would continue its political struggle based on Atatürk's principles and Turkish nationalism.

Comments on the New Political Movement Within the CHP

Responding to journalists' questions regarding the newly announced political initiative led by Özgür Özel, Özdağ wished the new movement success, adding that its political direction would become clear over time.

Message on the Gagauz and Crimean Turks

Özdağ stated that the Zafer Party is closely monitoring developments affecting both the Gagauz Turks and the Crimean Turks, pledging to keep the Turkish public informed.

"Turkey Is Not Without Hope"

Concluding his speech, Özdağ argued that Turkey can overcome its economic and political challenges through:

Restoring the rule of law,

Rebuilding a productive economy,

Merit-based governance,

Strategic state planning.

He ended with the following message:

"Turkey is not without hope. With a government that produces, plans, governs fairly and rebuilds state institutions, our country can rise again."

 yilmazparlar@yahoo.com

4/17/26

LeadWorld 2026-Yılmaz Parlar

 

LeadWorld 2026

Ekonomi, Finans ve Gelecek Vizyonu İstanbul’da Buluştu

Ekonomi dünyasının nabzını tutan forumlar, yalnızca bilgi paylaşımının ötesinde; sektörler arası sinerji yaratan, kriz dönemlerinde yol haritası çizen ve geleceğin stratejik aklını inşa eden kritik platformlardır.

Özellikle küresel belirsizliklerin arttığı, ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde bu tür organizasyonlar; iş dünyası, finans çevreleri ve karar vericiler için pusula niteliği taşır.



İş Dünyasının Zirvesi Yeşilköy’de Gerçekleşti

Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi, Kayra Medya Akademi ve Strong Medya iş birliğiyle düzenlenen LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu, 16 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Yeşilköy WOW Hotel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

WeLD Uluslararası Taşımacılık’ın isim sponsorluğunda, Dünya Katılım Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen forum; ekonomi, finans, üretim, teknoloji ve turizm başta olmak üzere pek çok sektörden üst düzey isimleri bir araya getirdi.

Dev İsimler Aynı Sahnedeydi

Foruma; İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Güntaş, WeLD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot, Yat Turizmcileri Derneği Başkanı Begüm Doğulu, BMD Başkanı Sinan Öncel ve iş dünyasının birçok önemli temsilcisi katılarak kritik değerlendirmelerde bulundu.

Program kapsamında açılış konuşmaları, panel oturumları, “asansör konuşmaları” ve keynote sunumlar ile katılımcılara yoğun içerik sunuldu.



Orakçıoğlu, “Milli Takım Dünya Sahnesinde Tarzıyla da Konuşulacak”

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Türk milli takımıyla yürütülen iş birliklerine dikkat çekerek, sadece sportif başarı değil, küresel marka algısı oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.

Damat Tween ve D’S Damat markalarıyla milli takıma özel koleksiyonlar hazırladıklarını belirten Orakçıoğlu, Paraguay Milli Takımı’nın da bu koleksiyonlara ilgi gösterdiğini açıkladı.

Bu gelişme, Türk markalarının uluslararası alandaki yükselişini bir kez daha gözler önüne serdi.



Hakan Aran’dan Sert Uyarı, “Enflasyon Tüm Kötülüklerin Anası”

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, forumun en çarpıcı konuşmalarından birine imza attı.

Aran, Türkiye’nin uyguladığı enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtirken, şu ifadeleri kullandı:

Enflasyon %85’ten %30 seviyelerine çekildi

Merkez Bankası rezervleri -60 milyar dolardan +160 milyar dolara yükseldi

Ancak bu sürecin bedelini reel sektör ve KOBİ’ler ödüyor

Aran ayrıca mevcut ekonomik konjonktürde yeni bir programa geçilmesi gerektiğini savunarak, üretim ve teknoloji odaklı dönüşümün altını çizdi.


Yapay Zeka Uyarısı, “10 Yıl Sonra Dünya Aynı Olmayacak”

Forumda yapılan en dikkat çekici uyarılardan biri yapay zeka alanından geldi.

Bir iş insanı, önümüzdeki 5-10 yıl içinde birçok sektörde iş gücünün büyük ölçüde dönüşeceğini belirterek, şu çarpıcı ifadeyi kullandı:

“Paranızı yapay zekaya yatırın. Önümüzdeki 10 yılda dünya bugünkü dünya olmayacak.”

Bu açıklama, teknolojik dönüşümün kaçınılmaz hızını bir kez daha gözler önüne serdi.


Katılım Bankacılığı Yükselişte

Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Güntaş, bankanın kısa sürede yakaladığı büyümeye dikkat çekti:

150 bine yakın müşteri

100 milyar TL’yi aşan aktif büyüklük

%9,22’ye yükselen sektör payı

Dijital bankacılık modelinin önemine vurgu yapan Güntaş, çalışanların “birer şube” gibi konumlandırıldığını ifade etti.



Gayrimenkulde Yeni Dönem, Erişim Krizi Derinleşiyor

Forumda paylaşılan veriler, konut erişimindeki dramatik düşüşü ortaya koydu:

30 yıl önce gençlerin ev sahibi olma ihtimali: %47

Günümüzde bu oran: %12

Yeni geliştirilen “uzun toprak” modeliyle arsa maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenirken, sektör temsilcileri finansman modellerinin kritik rolüne dikkat çekti.



Türkiye Teknoloji ve Deneyim Ekonomisinde Yeni Oyuncu Olabilir

Yerli teknoloji firmalarının 60’tan fazla ülkeye ihracat yaptığı vurgulanırken, Türkiye’nin sadece üretim değil “deneyim ekonomisi” alanında da küresel merkez olabileceği ifade edildi.

Kapadokya’da başlatılan yeni projeler, bu vizyonun somut örnekleri arasında gösterildi.



Ortak Mesaj, Üretim, Teknoloji ve Dönüşüm Kaçınılmaz

Forum boyunca yapılan konuşmalarda öne çıkan ortak başlıklar:

Enflasyonla mücadelede yeni yaklaşım ihtiyacı

Yapay zeka ve teknoloji yatırımlarının zorunluluğu

Üretim odaklı ekonomik dönüşüm

Finansmana erişimin kritik rolü

Facia Unutulmadı

Forumda konuşmacılar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul faciasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak, derin üzüntülerini dile getirdi.



Göz Kamaştıran Stand

Polaris Sigorta’dan Küresel Güvence Mesajı

LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nun en dikkat çeken katılımcılarından biri olan Polaris Sigorta standı, profesyonel yaklaşımı ve güçlü kurumsal vizyonuyla öne çıktı. Etkinlik kapsamında Polaris Sigorta adına İrem Bayraktar ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, şirketin hem Türkiye’de hem de uluslararası alandaki konumuna dair önemli mesajlar verildi.

“Finansal ve Endüstriyel Risklerde Küresel Çözüm Ortağıyız”

Polaris Sigorta ve Reasürans Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin 1998 yılından bu yana Türk sigorta sektöründe öncü bir rol üstlendiğini vurgulayan Bayraktar, şirketin temel misyonunu şu sözlerle ifade etti:

“Polaris Sigorta olarak finansal ve endüstriyel risk yönetiminde işletmelere özel çözümler sunuyoruz. Küresel ortak ağımız ve sektörel uzmanlığımız sayesinde müşterilerimizi potansiyel risklere karşı korurken, onların işlerini büyütmeye odaklanmalarını sağlıyoruz.”

“Türkiye’den Dünyaya Açılan Güçlü Sigorta Ağı”

Bayraktar, Polaris Sigorta’nın sadece yerel değil, aynı zamanda uluslararası ölçekte güçlü bir iş modeline sahip olduğunu belirterek; Türkiye’deki birçok sigorta şirketiyle aktif iş birlikleri yürüttüklerini ve ihtiyaç halinde global reasürans partnerleriyle devreye girdiklerini ifade etti.

Kurumsal ve bireysel müşterilere yönelik geniş hizmet yelpazesi sunduklarını dile getiren Bayraktar, müşteri odaklı, çözüm merkezli ve dinamik yaklaşımlarının sektörde fark yarattığını vurguladı.

Risk Yönetiminde Güven ve Deneyim Vurgusu

Finans ve sanayi sektörlerine özel geliştirilen risk yönetimi çözümlerinin önemine dikkat çeken Bayraktar, özellikle küresel belirsizliklerin arttığı günümüzde doğru sigorta ve reasürans stratejilerinin işletmeler için hayati olduğunu ifade etti.

Polaris Sigorta’nın standı, forum boyunca iş dünyasının yoğun ilgisini görürken; şirketin sunduğu güven, deneyim ve küresel vizyon katılımcılar tarafından takdirle karşılandı.



LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu, sadece bir etkinlik değil; Türkiye’nin ekonomik aklının sahaya indiği, gerçeklerle yüzleştiği ve geleceği tartıştığı çok kıymetli bir platformdur.

Bu forumda verilen mesajlar net: Dünya değişiyor, ekonomi değişiyor ve bu değişimi doğru okuyamayanlar geride kalacak. Özellikle yapay zeka, üretim dönüşümü ve finansal disiplin konularında ortaya konan vizyon; Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılı açısından son derece kritik.

Böylesine güçlü bir organizasyonu hayata geçiren tüm paydaşları tebrik ediyorum. Türkiye’nin bu tür platformlara her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

yilmazparlar@yahoo.com

LeadWorld 2026

Economy, Finance and Future Vision Meet in Istanbul

Forums that capture the pulse of the economic world go far beyond simple information sharing; they are critical platforms that create cross-sector synergy, provide roadmaps during times of crisis, and shape the strategic vision of the future.
Especially in a period where global uncertainties are increasing and economic balances are being reshaped, such organizations serve as a compass for the business world, financial circles, and decision-makers.

The Summit of the Business World Held in Yeşilköy

The LeadWorld Business and Economy Forum, organized in collaboration with Nasıl Bir Ekonomi Newspaper, Kayra Media Academy, and Strong Media, was held with strong participation on Thursday, April 16, 2026, at WOW Hotel in Yeşilköy, Istanbul.

Held under the name sponsorship of WeLD International Transportation and the main sponsorship of Dünya Katılım Bank, the forum brought together top-level leaders from various sectors, including economy, finance, production, technology, and tourism.

Industry Giants Took the Same Stage

The forum hosted prominent figures such as İş Bankası CEO Hakan Aran, Orka Holding Chairman Süleyman Orakçıoğlu, Dünya Katılım Bank CEO İkram Güntaş, WeLD Chairman Murat Özot, Yacht Tourism Association President Begüm Doğulu, and BMD President Sinan Öncel, along with many other leading representatives of the business world.

The program featured opening speeches, panel sessions, “elevator pitches,” and keynote presentations, delivering rich and intensive content to participants.

Orakçıoğlu: “The National Team Will Be Recognized for Its Style on the Global Stage”

Orka Holding Chairman Süleyman Orakçıoğlu emphasized the importance of collaborations with the Turkish national team, stating that their goal is not only sporting success but also building a global brand image.

He noted that special collections have been prepared for the national team under the Damat Tween and D’S Damat brands, adding that the Paraguay National Team has also shown interest in these collections.

This development once again highlighted the rising influence of Turkish brands in the international arena.

Strong Warning from Hakan Aran: “Inflation Is the Mother of All Problems”

İş Bankası CEO Hakan Aran delivered one of the most striking speeches of the forum.

Aran stated that Turkey’s inflation-fighting program has placed a significant burden on the real sector and noted:

Inflation has been reduced from 85% to around 30%

Central Bank reserves increased from -60 billion USD to +160 billion USD

However, the cost of this process has been borne by the real sector and SMEs

He also argued that a transition to a new economic program is necessary under current conditions, emphasizing production and technology-driven transformation.

Artificial Intelligence Warning: “The World Will Not Be the Same in 10 Years”

One of the most remarkable warnings at the forum came from the field of artificial intelligence.

A business leader stated that within the next 5–10 years, the workforce in many sectors will undergo a major transformation, saying:

“Invest your money in artificial intelligence. The world will not be the same in the next 10 years.”

This statement once again demonstrated the inevitable speed of technological transformation.

Participation Banking on the Rise

Dünya Katılım Bank CEO İkram Güntaş highlighted the rapid growth of the bank:

Nearly 150,000 customers

Over 100 billion TRY in assets

Market share increased to 9.22%

Emphasizing the importance of digital banking, Güntaş stated that employees are positioned as “individual branches.”

New Era in Real Estate: Access Crisis Deepens

Data shared at the forum revealed a dramatic decline in homeownership accessibility:

30 years ago: 47% probability for young people to own a home

Today: only 12%

While the newly developed “long land” model aims to reduce land costs, sector representatives stressed the critical importance of financing models.

Turkey Can Become a New Player in Technology and Experience Economy

It was highlighted that local technology firms export to more than 60 countries, and Turkey has the potential to become a global hub not only in production but also in the “experience economy.”

New projects launched in Cappadocia were presented as concrete examples of this vision.

Common Message: Production, Technology and Transformation Are Inevitable

Key themes that stood out throughout the forum included:

The need for a new approach in the fight against inflation

The necessity of investments in artificial intelligence and technology

Production-oriented economic transformation

The critical role of access to finance

The Tragedy Has Not Been Forgotten

Speakers at the forum commemorated the teachers and students who lost their lives in the school tragedies in Şanlıurfa and Kahramanmaraş, expressing their deep sorrow.

Eye-Catching Stand: Polaris Insurance Delivers a Global Assurance Message

One of the most striking participants of the forum was the Polaris Insurance booth, which stood out with its professional approach and strong corporate vision.

In our exclusive interview with İrem Bayraktar, key insights were shared regarding the company’s national and international positioning.

“A Global Solution Partner in Financial and Industrial Risks”

Bayraktar emphasized that Polaris Insurance and Reinsurance Brokerage Services Inc. has been a leading force in the Turkish insurance sector since 1998, stating:

“We provide tailored risk management solutions for businesses in financial and industrial sectors. With our global network and expertise, we protect our clients against risks while enabling them to focus on growth.”

“A Strong Insurance Network from Turkey to the World”

She noted that Polaris Insurance operates both locally and globally, collaborating with numerous domestic insurers and international reinsurance partners when needed.

Bayraktar highlighted their customer-focused, solution-oriented, and dynamic approach as key differentiators in the sector.

Emphasis on Trust and Experience in Risk Management

She stressed the importance of well-structured insurance and reinsurance strategies, especially in times of increasing global uncertainty.

The Polaris Insurance booth attracted significant attention throughout the forum, with its emphasis on trust, experience, and global vision being highly appreciated.

The LeadWorld Business and Economy Forum is not just an event; it is a highly valuable platform where Turkey’s economic intellect takes the stage, confronts realities, and discusses the future.

The message delivered at this forum is clear: the world is changing, the economy is evolving, and those who fail to interpret this transformation correctly will fall behind.

The vision presented—especially in artificial intelligence, production transformation, and financial discipline—is critically important for Turkey’s next decade.

I sincerely congratulate all stakeholders who made this powerful organization possible. Turkey needs such platforms more than ever.

yilmazparlar@yahoo.com