2/19/26

ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ Divan Kuruçeşme’de Tanıtıldı-Yyılmaz Parlar

  

MG Türkiye, Hybrid+ Dönemini Resmen Başlattı

Doğan Trend Otomotiv, 19 Şubat 2026 Perşembe günü Divan Kuruçeşme’de düzenlenen özel basın toplantısında MG’nin yeni nesil Hybrid+ modelleri ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ araçlarını Türkiye pazarına tanıttı.

Etkinlikte, Hybrid+ teknolojisinin sunduğu yenilikler, MG markasının global başarıları ve 2025-2026 otomotiv trendleri detaylı biçimde paylaşıldı.

Toplantıya Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur SakaryaMG Marka Lideri Tolga Küçükyumuk ve MG Ürün Yöneticisi İrem Gül Gültek ev sahipliği yaptı.

CEO Uğur Sakarya: “Çin otomotivinde tarihi bir yükselişe tanık oluyoruz”

Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, açılış konuşmasında dünya otomotiv pazarında yaşanan büyük dönüşümü rakamlarla anlatarak şu mesajları verdi:

2025 yılında dünya genelinde 92 milyon araç satıldı.
Bunun 27 milyonu Çin, 16 milyonu ABD, 13 milyonu ise Avrupa pazarlarında gerçekleşti.

Çin’deki üretim kapasitesinin 50 milyon araca ulaşarak global sektörü domine ettiğini vurguladı.

Türkiye’de 2025 yılında otomobil satışlarının rekor kırarak 1 milyon 368 bin seviyesine yükseldiğini belirtti.

İç pazarda SUV segmentinin %61,2 pazar payına çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını ifade etti.

Sakarya, hibrit ve elektrikli araç talebindeki yükselişi şu sözlerle açıkladı:

“Pazar hızla hibrit ve elektrikliye dönüyor. 2026’da bu iki segmentin toplam payı %50’nin üzerine çıkacak.”

Ardından MG’nin Türkiye performansına değinen Sakarya, 2021’den bu yana gerçekleştirilen satış başarılarına, elektrikli araçlardaki gümrük düzenlemelerine ve bayi ağının güçlü şekilde korunduğuna dikkat çekerek:

“Bugün Hybrid+ modellerimizle en büyük segment olan C segmentinde güçlü bir geri dönüş yapıyoruz.”
dedi.

ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+: Güçlü Motorlar, Düşük Tüketim

CEO Sakarya, MG’nin yeni Hybrid+ modellerine ilişkin teknik mesajları şu şekilde aktardı:

HS Hybrid+

Toplam 224 HP güce sahip benzinli + elektrikli kombinasyon

5.5 L/100 km yakıt tüketimi

D segment seviyesinde geniş iç hacim

Panoramik cam tavan, güçlü donanım ve ileri güvenlik sistemleri

ZS Hybrid+

197 HP hibrit sistem gücü

Gerçek kullanımda 4.4–4.7 L/100 km tüketim

Yüksek sürüş konforu, zengin teknolojik özellikler

Sakarya sözlerini şu ifadeyle noktaladı:

“Hybrid+ modellerimiz global başarının Türkiye yansıması olacak.”

MG Marka Lideri Tolga Küçükyumuk: “MG, köklü tarihini modern teknolojiyle birleştiriyor”

Sunumun ikinci bölümünde konuşan Tolga Küçükyumuk, MG’nin 100 yıla yaklaşan tarihini hatırlatarak markanın başarı çizgisini özetledi:

MG, 1924’ten bu yana spor araç DNA’sını koruyan İngiliz kökenli bir marka.

1930’larda dünya hız rekorları kırdı, yarışlarda birincilikler elde etti.

1957 MGA modeli 100 bin adetin üzerinde satışla dönemin rekorunu kırdı.

MG, 2007’de SAIC Motor bünyesine katılarak tamamen yeni bir teknoloji dönemine başladı.

Küçükyumuk, MG’nin bugün ulaştığı küresel gücü şöyle açıkladı:

SAIC, 2025 yılında 7 milyon araç satışıyla dünyanın en büyük otomotiv gruplarından biri oldu.

20’den fazla ülkede MG, “en çok satan ilk 10 marka” listesinde yer alıyor.

Avrupa’da 2025’te 307 bin satışla en çok satan elektrikli marka unvanını aldı.

Hybrid+ modellerinin Avrupa’daki başarısına dikkat çeken Küçükyumuk:

“Yunanistan’da birinci, İngiltere ve İtalya’da ilk üçte, İspanya’da dördüncü sıraya yerleşti. Avrupa’da başarıları tescillenmiş bir ürün gamını Türkiye’ye getiriyoruz.”

dedi.

Hybrid+ Teknolojisi: Daha Güçlü, Daha Verimli, Daha Sessiz

MG Ürün Yöneticisi İrem Gül Gültek, ürün tanıtımında Hybrid+ sisteminin avantajlarını teknik detaylarla açıkladı:

Daha büyük batarya ve güçlü elektrik motoru

Daha düşük yakıt tüketimi

Kararlı hızlanma ve yüksek performans

Sessiz, konforlu sürüş deneyimi

Avrupa’da ödüller kazanan teknoloji mimarisi

Gültek sunumu şu güçlü sloganla tamamladı:

“Hybrid+, sadece bir hibrit değil; hibritten daha fazlası.”

MG, Hybrid+ ile Türkiye’de Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen lansman, MG’nin Türkiye’deki yeniden yapılanma sürecinin en güçlü adımlarından biri olarak değerlendirildi.

Yeni ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ modelleri; performans, verimlilik, teknoloji ve fiyat avantajı sayesinde 2026 pazarında ciddi bir konum elde etmeye hazırlanıyor.

Lansman öncesi karşılama bölümünde Bahar Üçlü Topluluğu, seçkin repertuvarlarından sundukları eserlerle etkinliğe renk kattı.

yilmazparlar@yahoo.com

MG Türkiye Launches the New Hybrid+ Era

ZS Hybrid+ and HS Hybrid+ Debut at Divan Kuruçeşme**

Doğan Trend Otomotiv introduced MG’s new Hybrid+ models, the ZS Hybrid+ and HS Hybrid+, during an exclusive press event held on 19 February 2026 at Divan Kuruçeşme.

The event highlighted the innovations of the Hybrid+ technology and presented the latest developments within the global MG ecosystem.

The launch was hosted by Doğan Trend Otomotiv CEO Uğur SakaryaMG Brand Leader Tolga Küçükyumuk, and MG Product Manager İrem Gül Gültek.

CEO Uğur Sakarya: “We are witnessing a historic rise in the Chinese automotive industry.”

In his keynote speech, CEO Uğur Sakarya delivered key insights about the evolving global and Turkish automotive markets:

92 million vehicles were sold worldwide in 2025.

Of these, 27 million were sold in China, 16 million in the US, and 13 million in the EU.

China now has a staggering 50 million vehicle production capacity, strengthening its global dominance.

Turkey achieved a new all-time record with 1.36 million vehicle sales in 2025.

SUV models reached a historic 61.2% market share.

Sakarya emphasized the market shift:

“Hybrid and electric vehicles will surpass 50% market share in 2026.”

He also highlighted MG’s strong position in Türkiye, the challenges posed by updated import regulations, and the resilience of their widespread dealer network.

Hybrid+ Models: Stronger Performance, Lower Fuel Consumption

HS Hybrid+

Combined 224 HP hybrid power

5.5 L/100 km fuel consumption

Spacious D-segment proportions

Panoramic sunroof and advanced safety systems

ZS Hybrid+

197 HP power output

Real-life consumption as low as 4.4 L/100 km

High comfort and rich technology features

MG Brand Leader Tolga Küçükyumuk: “MG blends a century of heritage with future-proof technologies.”

Küçükyumuk shared MG’s historic legacy:

A brand recognized since 1924

Pioneer of early speed records in the 1930s

Iconic models such as MGA (1957) and MGB (1962)

A renewed technological leap after joining SAIC Motor in 2007

He highlighted MG’s global success:

Over 7 million vehicles sold by SAIC in 2025

In the top 10 best-selling brands in over 20 countries

Europe’s best-selling EV brand with 307,000 sales

Hybrid+ models have already proven themselves across Europe:

“Top rankings in Greece, UK, Italy, Austria and Spain show how strong these models really are.”

Hybrid+ Technology: More Power, More Efficiency, More Comfort

MG Product Manager İrem Gül Gültek detailed the technical strengths:

Larger battery and powerful electric motor

Reduced fuel consumption

Strong acceleration and refined performance

Quiet and smooth driving

Award-winning architecture in European markets

She encapsulated the Hybrid+ philosophy as:

“Hybrid+ means more than hybrid — it redefines the category.”

MG Launches a New Era in Türkiye with Hybrid+

The event held at Divan Kuruçeşme was regarded as one of the most significant steps in MG’s restructuring process in Türkiye.

The new ZS Hybrid+ and HS Hybrid+ models are preparing to secure a strong position in the 2026 market thanks to their performance, efficiency, technology, and price advantages.

During the pre-launch reception, the Bahar Trio added a vibrant touch to the event with selected pieces from their distinguished musical repertoire.

yilmazparlar@yahoo.com


#MG, #MGHybridPlus, #DoğanTrendOtomotiv, #ZSHybridPlus, #HSHybridPlus, #HybridTeknolojisi, #Otomotiv, #Lansman, #DivanKuruçeşme, #SürdürülebilirMobilite, #YeniModelTanıtımı, #HibritAraç, #TürkiyeOtomotiv, #SAIC, #MG2026,

#MG, #MGHybridPlus, #HybridTechnology, #HybridCars, #MGTurkey, #HSHybridPlus, #ZSHybridPlus, #DoğanTrendOtomotiv, #CarLaunch, #AutomotiveNews, #ElectricVehicles, #HybridLaunch, #AutomotiveIndustry,


2/13/26

2026 ŞUBAT İTO Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

Türkiye–AB Hattında Kritik Eşik

İTO’dan Üyelik, Vize Serbestisi Ve Gümrük Birliği Çağrısı

Türkiye ekonomisinin küresel dengelerde yeni bir konum arayışında olduğu dönemde, iş dünyasının beklentileri yeniden masaya yatırıldı.

İstanbul iş dünyasının en güçlü temsil organı olan İstanbul Ticaret Odası, Başkan Şekib Avdagiç aracılığıyla hem AB ile ilişkilerde hızlandırılmış bir süreç, hem de yerli üretimi tehdit eden denetimsiz ithalat konusunda net bir duruş ortaya koydu. Açıklamaların satır araları, Türkiye’nin ticaret mimarisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte.

AB Masasında Kapılar Aralandı, Türkiye İçin Tarihi Fırsat

Şekib Avdagiç, Türkiye–AB ilişkilerinde yeniden başlayan temasları “sevindirici ama gecikmiş bir adım” olarak değerlendirdi.
AB’nin son dönemde Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmalarını sonuçlandırdığına dikkat çeken Avdagiç, Türkiye’nin bu yarışta zaman kaybetme lüksü olmadığını vurguladı.

“Türkiye’nin AB üyeliğinin artık onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi hakkının gecikmeden verilmesi ve Gümrük Birliği’nin acilen güncellenmesi kaçınılmazdır” mesajı verdi.

“STA’da Zaman Kaybı Kabul Edilemez”

Türkiye’nin yıllardır yaşadığı üçüncü ülkelerle yapılan STA’lardan kaynaklı rekabet kaybı, iş dünyasını köşeye sıkıştırmaya devam ederken, Avdagiç çözümün geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sürecin Ortaklık Konseyi gündemine acilen taşınması gerektiğini belirten Avdagiç, Ticaret Bakanlığı’nın konuya gösterdiği hassasiyete olan inançlarını yineledi.

En Kritik Destek, 100 Milyar Tl’lik Yerli Üretim Paketi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik finansman paketi, Avdagiç’e göre iş dünyasının uzun süredir talep ettiği bir adım.
Paketin özellikle yerli üretim ve istihdam odaklı olması, İTO’nun önerileriyle de örtüşüyor.

Enflasyon Beklentilerinde Yeni Çerçeve

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın başındaki Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 hedeflerini revize etmişti.

Avdagiç, bu hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün nefes alacağı alanların genişletilmesi gerektiğini belirterek şu noktalara işaret etti:

Vergi temelli teşviklerin artırılması

Bankacılıkta kredi maliyetlerini yükselten kararların gözden geçirilmesi

KOBİ’lerin krediye erişiminin kolaylaştırılması

Kur politikasında rekabet gücünü destekleyen adımlar

Kredi Kartı Düzenlemesinde “Yan Etkiler” Uyarısı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BDDK tarafından başlatılan kredi kartı düzenlemelerini değerlendiren Avdagiç, özellikle perakende ve hizmet sektörü üzerinde oluşabilecek talep baskısına dikkat çekti.

“Hane halkı ve küçük işletmeler için hayati öneme sahip kredi kartı limitlerinde yapılacak sıkılaşmanın, ekonomik aktivite üzerinde beklenmeyen baskılar yaratabileceğini” söyledi.

Altında Yükseliş: Sadece “Güvenli Liman” Değil, Küresel Dönüşüm Sinyali

Altın ve gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişi değerlendiren Avdagiç, bu hareketin basit bir “jeopolitik refleks” olmadığını vurguladı.

Açıklamalarında, ABD Merkez Bankası (Federal Reserve) faiz indirimlerinin doların cazibesini düşürdüğünü, küresel fonların ise rezervlerini yavaş yavaş dolardan uzaklaştırıp altına kaydırdığını söyledi.

“Bu, küresel finans dünyasında dolar merkezli düzenin sorgulanmasına işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Denetimsiz İthalata Karşı Duruş: “Lince Tabi Tutulduk”

İTO’nun, hükümetin denetimsiz ithalatı sınırlayan kararını desteklemesi üzerine bazı çevrelerden sert eleştiriler geldiğini hatırlatan Avdagiç, bu tavrı kabul etmeyeceklerini belirtti.

“Bu hakaretleri sahiplerine iade ediyorum. Türkiye’ye, ekonomimize ve üreticimize hizmet etmeyi sürdüreceğim” diyerek, oda üyelerinin taleplerini savunmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

yilmazparlar@yahoo.com



#Ekonomi, #İTO, #ABSüreci, #GümrükBirliği, #KrediKartıDüzenlemesi, #AltınPiyasaları, #İthalat, #YerliÜretim, #Enflasyon, #İşDünyası,


2/12/26

Batum’da Stratejik Buluşma-Yılmaz Parlar

  

KKTC 5.Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Katılımıyla Tarihi Zirve

Lider Diplomasi ve Yatırım Köprüsü,

LOB’İN Leaders Of Brandıng Intellıgence Summit- LOB’İN international Gürcistan’da Geleceğe Yön Verecek Bir Programa İmza Attı

LOB’İN Leaders Of Brandıng Intellıgence Summit- LOB’İN international Başkanı Fahri Ustaoğlu’nun öncülüğünde Gürcistan’ın Batum kentinde düzenlenen program, Türkiye ve Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkileri Avrupa Birliği perspektifiyle yeniden şekillendirecek nitelikte bir buluşmaya sahne oldu.

09-10 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye’nin önde gelen iş insanları ve sivil toplum gönüllüleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımlarıyla Gürcistan’a adeta bir çıkartma yaptı.

Yatırım Fırsatları ve AB Perspektifi Masada Yer Aldı

Yoğun geçen program kapsamında iş insanları, Batum’daki güncel yatırım fırsatlarını yerinde inceledi. Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve bu sürecin Türkiye iş sektörüne olası etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantılarda özellikle, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne açılan köprü olma potansiyeli üzerinde durulurken, yatırımcıların ürünlerini Avrupa pazarına rahatça sunabilmeleri için sunulan fırsatlar masaya yatırıldı. Türkiye, Gürcistan ve Avrupa Birliği üçgeninde iş kurma, büyütme ve ortaklık modelleri tüm detaylarıyla irdelendi.

Başkan Ustaoğlu’ndan Stratejik Adım

LOB’İN international Başkanı Fahri Ustaoğlu organizasyonun yalnızca bir iş gezisi olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya yön veren bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

Ustaoğlu, “Bu buluşma, Türk iş dünyasının küresel arenadaki gücünü Gürcistan üzerinden Avrupa’ya taşıma kararlılığının göstergesidir. KKTC 5. Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın vizyoner liderliği, bu hedeflere ulaşmamızda en büyük ilham kaynağımız olmuştur” dedi.

Ersin Tatar’a Programda Tam Not

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deneyimli devlet adamı Ersin Tatar, programa katılımıyla yalnızca Kıbrıs Türk halkının değil, tüm Türk dünyasının gurur kaynağı olduğunu bir kez daha gösterdi.

İş insanlarıyla yaptığı birebir görüşmelerde sergilediği ileri görüşlülük ve çözüm odaklı yaklaşım, katılımcıların tam notunu aldı.

Tatar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticari köprülerin güçlendirilmesi ve KKTC’nin bölgesel ekonomik entegrasyondaki rolü konusundaki değerlendirmeleriyle hafızalara kazındı.

5. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın, “Bizler sadece bir ülkenin değil, aynı medeniyetin temsilcileriyiz. Kıbrıs’tan Kafkaslar’a uzanan bu iş birliği hattı, hepimizin geleceğini aydınlatacaktır” sözleri, katılımcılar arasında büyük yankı uyandırdı.

Kıbrısta’dan Tarım ve Enerji Hamlesi

Program kapsamında öne çıkan bir diğer başlık ise Kıbrıs’ta Enerji ve Tarım Yatırımları oldu. Görüşmelerde, Gürcistan’ın verimli topraklarının Türk teknolojisiyle buluşturulması ve yenilenebilir enerji alanında ortak projeler geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı.

Söz konusu yatırımların, iki ülke arasındaki ticaret hacmine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir katkı sağlaması hedefleniyor.

ZLS Zoll & Logistik Service GmbH Yönetim Kurul Başkanı Yahya Akceylan, TÜRSİP-Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Platformu. Genel Başkanı İsmail Aktaş. Onurlu  Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Onurlu, Ali Cerit Büyükçekmece Fen İşleri Mekanik işler Koordinatörü, İş insanı Adnan Yetkin Başda olmak üzere pek çok iş insanları katıldılar. Adjarian İzci hareketi Organizsyon Federasyon Başkanı Shorena Lomadze ve Kültür Kooardinatörü Meri Diasamidze Türk iş insanlarına yardımcı oldular.

Dostluk ve İş Birliği Mesajlarıyla Sona Erdi

Verimli geçen iş gezisi, 11 Şubat 2026 tarihinde konukların karşılıklı iyi dilekleri ve temennileriyle sona erdi. Türk iş insanları, Fahri ustaoğlu ve Ersin TATAR liderliğinde gerçekleşen bu tarihi buluşmananın, Türkiye-Gürcistan-KKTC arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olduğu konusunda görüş birliğine vardı.

Batum Hakkında;

Adjarian İzci hareketi Organizsyon Federasyon Başkanı Shorena Lomadze ve Kültür Kooardinatörü Meri Diasamidze ile yaptığımız kısa söyleşide Batum Hakkında şu bilgileri paylaştılar;

 “Karadeniz'in parlayan yıldızı Gürcistan'ın incisi Batum’umuz, Subtropikal iklimi, palmiyeli bulvarı, tarihi dokusu ve canlı gece hayatıyla milyonlarca turisti çeken şehrimizdir.

Batum, yeni turizm projeleri, festivalleri ve sınır geçişindeki kolaylıklarla rekor sayıda ziyaretçiyi ağırlamakdadır.

Batum Müzik Festivali (Batumi Music Fest), uluslararası sokak sanatçıları festivali ve geleneksel Acara şenlikleri.. Ayrıca, Batum Bulvarı üzerinde yeni açılan konsept restoranlar ve kafeler, şehrimizin mutfak turizmine yeni bir soluk getirmektedir.

Şehir merkezine yakın mesafedeki Mtirala Milli Parkıtrekking ve doğa yürüyüşü meraklılarının yeni gözdesi. Yağmur Ormanı anlamına gelen parkta, zipline ve kuş gözlemciliği gibi aktiviteler.. Ayrıca, Gonio Kalesi ve Petra Kalesi gibi tarihi noktalar..”

Pratik Bilgiler,

“Para Birimi Gürcistan Lari (GEL). Türk Lirası ve Euro da birçok yerde kabul görmektedir.

Hacapuri (Acaruli/ Megruli), Hinkali, Badrijani Nigvzit, spesiyal yemekleri

Batum Bulvarı, Ali & Nino Heykeli, Botanik Bahçe, Eski Batum (Old Town), Piazza Meydanı vs... Kısa zaman içinde gezebileceğiniz yerler

Türkiye'den araçlı ve uçaklı seçeneklerle ulaşımın çeşitlendiği şehirdir. Her bütçeye hitap eder.”Şeklinde  bilgi veriyorlar.

yilmazparlar@yahoo.com

1/29/26

Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi-Yılmaz Parlar

 

Türkiye’nin Küresel Ticarette Yeni Yol Haritasını Çizdi

DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi, kamu ve özel sektörün ortak vizyonla Türkiye’yi küresel ticarette daha güçlü bir konuma taşıma iradesini ortaya koyarken, yeni dönemin yol haritasına ışık tuttu.

DÜNYA Gazetesi’nin TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde 29 Ocak 2026 Perşembe günü düzenlediği “Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi”, küresel ticarette dengelerin yeniden şekillendiği kritik bir dönemde Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren en önemli buluşmalardan biri oldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşen zirvede, “Sektörler Konuşuyor” başlıklı iki panel düzenlenirken; kamu, iş dünyası ve ihracatçıların ortak akılla geleceğe hazırlanması gerektiği güçlü mesajlarla vurgulandı.

Zirveye, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham, TİM üyeleri, Sponsor Firma Yetkilileri başta olmak üzere İş İnsanları, Akademisyenler ve çok yoğun basın mensubu katıldılar.

Türkiye’nin en geniş katılımlı ve sonuç odaklı ihracat platformlarından biri olan zirve, DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde, TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

Küresel belirsizliklerin arttığı, ticaret savaşlarının ve yeni serbest ticaret anlaşmalarının dengeleri değiştirdiği bir dönemde yapılan zirve, ihracatçılar için stratejik yol haritasının masaya yatırıldığı kritik bir buluşma olarak öne çıktı.

Kileci, “Türkiye’nin üretim gücüyle aşamayacağı engel yok”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan TİM Başkan Vekili Fikret Kileci, küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığına dikkat çekerek, ihracatta sürdürülebilir büyümenin tabana yayılması gerektiğini söyledi.

2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Kileci, “Bu rakamlar Türkiye ekonomisinin dinamizmini ortaya koyuyor. Ancak ihracat artışının sınırlı sayıda firma ve lokomotif sektörlerle gerçekleşmesi sürdürülebilir değil. KOBİ’leri daha güçlü biçimde ihracat zincirine dahil etmeliyiz” dedi.

Yeni ihracatçı firma sayısında son iki yılda yüzde 30’a yakın düşüş yaşandığını belirten Kileci, “Dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasında yer alma hedefi için mevcut tabloyu tersine çevirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Küresel ticarette yeni kırılmalara dikkat çeken Kileci, AB’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle yaptığı anlaşmaların Türkiye’nin geleneksel pazarlarında rekabeti sertleştireceğini belirterek, “Artık rekabet yalnızca kaliteyle değil, fiyatın da belirleyici olduğu daha çetin bir zeminde yaşanacak. Türkiye’nin sahada kalması için maliyet, finansman ve lojistik altyapısını güçlendirmesi şart” diye konuştu.

Konuşmasının sonunda Kileci, “Türkiye’nin üretim gücü doğru stratejilerle desteklendiğinde aşamayacağı engel yok” diyerek DÜNYA Gazetesi’ne zirveye katkılarından dolayı teşekkür etti.

Bakan Bolat, “Gümrük Birliği’nde 15 başlıkta uzlaşı sağladık”

Zirvenin onur konuğu Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin önemli gelişmeleri paylaştı.

Bolat, “Gümrük Birliği içinde sorun yaratan 29 alt başlıktan 15’inde karşılıklı uzlaşma sağladık. Kalan başlıklar için görüşmeler sürüyor. AB Komisyonu ile Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarını başlattık” dedi.

Türkiye’nin ihracatta tarihi seviyelere ulaştığını vurgulayan Bolat, “273,4 milyar dolar mal ihracatı, 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı ile toplamda 390 milyar dolara ulaştık. Bu rakam 400 milyar dolar sınırına dayandığımız anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. İhracatçı sayısının ise 2 yıl 8 ayda 130 binden 160 bine yükseldiğini belirtti.

AB ve ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerine değinen Bolat, “Bir yandan AB ile Gümrük Birliği’ni güncelliyoruz, diğer yandan ABD ile dengeli ticaret için görüşmeler yürütüyoruz. Küresel ticarette şartlar zorlaşıyor ama temkinli ve iyimser olacağız, paniğe kapılmayacağız” dedi.

“Made in Türkiye” markasının küresel pazarda güç kazandığını vurgulayan Bolat, Türk ürünlerinin ve hizmet sektörünün dünya çapında önemli bir marka haline geldiğini belirterek, 2026 yılı boyunca ihracatçılara sunulacak desteklerin artarak süreceğini açıkladı.

Olpak, “Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız”

Zirvenin kapanış konuşmasını yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ticarette artan belirsizliklere dikkat çekerek, iş dünyasına sağduyu çağrısı yaptı.

“İş dünyasının en çok arzu ettiği şey öngörülebilirliktir. Bugün ise dünyanın ticari ortamı adeta teşhisi konulamayan bir hastalık dönemi gibi” diyen Olpak, AB’nin imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları ve tarife savaşlarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler olduğunu söyledi.

Reel sektörün asli işine odaklanması gerektiğini vurgulayan Olpak, “Ticaretten ve ihracattan para kazanan insanlarız. Paradan para kazanmak finans piyasalarının işidir. Reel sektör kendi işine odaklanmalı” dedi.

Konuşmasını umut mesajıyla tamamlayan Olpak, “Çok sorun yaşadık, bu işi biliyoruz. Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız. Geçen yıla göre daha güzel bir yıl olacaktır” ifadelerini kullandı.

yilmazparlar@yahoo.com

1/09/26

8. Yılında Kadın Girişimciliğinin Yıldızları Belirlendi-Yılmaz Parlar

  

Kadın Girişimciliğine Güçlü Destek

Sekiz yıldır aralıksız düzenlenen zirve, kadın girişimciliğinin görünürlüğünü artırırken, kültürel mirasın ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki rolüne de dikkat çekti. Etkinlik, kadınların liderlik, üretim ve sürdürülebilirlik alanlarında üstlendiği öncü rolü bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından kadın girişimcileri bir araya getiren zirve, deneyim paylaşımı ve ilham verici başarı hikâyelerine sahne oldu.

Kültürel Miras temasıyla düzenlenen zirve ve ödül töreni, 8 Ocak 2026 Perşembe günü İstanbul Taksim Elite World Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında 520 başvuru arasından seçilen 25 kadın girişimci ve kurum ödüle layık görüldü.

Celal Toprak, “Artık Kadınların Devri Olsun”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan YAPDER Başkanı Celal Toprak, kadınların yönetimde ve girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Toprak konuşmasında,
“Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi’ni düzenlemeye karar verdiğimizde kendimize bir söz verdik: Artık kadınların devri olsun. Kadınlar yönetsin dünyayı.

Erkeklerin yönettiği dünyanın geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Bu anlayışla sekiz yıldır kadın hareketine destek vermekten büyük gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Senur Akın Biçer, “Kültürel Miras Geleceği İnşa Etmektir”

Zirve Başkanı ve Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer ise kadın girişimcilik ekosisteminin her geçen yıl daha da güçlendiğine dikkat çekti.

Biçer, bu yılın ana teması olan Kültürel Miras’a ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Kültürel miras sadece geçmişin değil, geleceğin de yapı taşıdır. Yerel değerleri, üretim kültürünü ve tarihsel hafızamızı iş modellerimize yansıttığımız ölçüde sürdürülebilir başarı elde edebiliriz.

Kadın girişimcilerin bu değerleri ekonomik ve toplumsal alana taşıması büyük bir fark yaratıyor. Bugün attığımız her adım, geleceğin kültürel mirasını da oluşturuyor.”

Kadın Hareketinin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Zirve kapsamında düzenlenen ödül programında, alanlarında uzman 100 kişilik jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 25 isim ve kurum ödül almaya hak kazandı.

Ödül Alan İsimler ve Kategorileri Şöyle;

Sultan Tepe – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Fatma Aydoğdu – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Ayşe Arman – Jüri Özel Ödülü

Nazan Eke – Liderlik

Emine Yılmaz – Bilime Katkı

Gaye Amus – Çevreye Katkı

Ayça Öksüz – Kadın Hareketine Katkı

Aslı Tanuğur Samancı – Farkındalık Yaratma

Dilek Öztiryakı – Gastronomide Başarı

Hilal Erben – Kırsalda Başarı

Aylin Şen – Markalaşmada Öncü

Berin Kileci – Üretkenlik

Esra Üzel Yüncüler – Sosyal Girişimcilik

Işılay Reis Yorgun – Tarımda Başarı

Seçil Yurtseven – Sürdürülebilirliğe Katkı

Sinem Yılmaz – Topluma Katkı Sağlama

Gülnur Uluğ – Banu Arıduru Gastronomi Özel Ödülü

Meryem Betül Özkardeş – Yaratıcılık

Ebru Şener – Yurt Dışında Ülkemize Değer Katma

Fatma Dilek Tecirli – Rol Model Olma

Özgen Kart – Teknolojide Başarı

Sena Oğuz – Yönetime Katılım

Dr. Öykü Korkmaz – Sivil Topluma Katkı

Ayla Taşçıoğlu – Yenilikçi

ZÜCDER Gençlik Komitesi – Sivil Toplum Hareketi

yilmazparlar@yahoo.com

1/06/26

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi-Yılmaz Parlar

  

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi, 2026 İçin Yol Haritasını Açıkladı

UTİKAD, Lojistik Artık Sadece Taşımacılık Değil, Türkiye’nin Stratejik Gücüdür

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), lojistik sektörünün 2025 yılına ilişkin kapsamlı değerlendirmesini ve 2026 yılı beklentilerini, 6 Ocak 2026 Salı günü Radisson Blu Hotel Şişli’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Toplantıda konuşan UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, lojistik sektörünün artık yalnızca taşımacılık faaliyetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Lojistik; üretimin, ticaretin ve ekonominin sürekliliğini sağlayan stratejik bir yapı haline gelmiştir” dedi.

2025, 12 Ayda 50 Aylık Gelişmenin Yaşandığı Bir Yıl Oldu

2025 yılını “özel ama zorlu” bir yıl olarak tanımlayan Engin, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler, Kızıldeniz krizi, navlun dalgalanmaları ve tedarik zinciri kırılmalarının lojistik sektörünü derinden etkilediğini ifade etti.

“Geride bıraktığımız yıl, lojistik açısından adeta hızlandırılmış bir film gibiydi. Riskler kadar fırsatları da içinde barındıran bir dönem yaşadık.”

Deniz Taşımacılığında Yeni Normal,  Belirsizlik ve Dalgalanma

Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin üçüncü yılına girdiğine dikkat çeken Engin, bu durumun deniz taşımacılığında kalıcı etkiler yarattığını belirtti. Alternatif rotaların uzayan transit süreleri ve artan sigorta maliyetleri nedeniyle maliyet baskısının yükseldiğini vurguladı.

Navlun piyasasında ani yükselişler ve sert düşüşlerin 2025’in karakteristik özelliği olduğunu ifade eden Engin, uzun vadeli kontratların zayıfladığını, spot piyasanın öne çıktığını ve öngörülebilirliğin ciddi şekilde azaldığını söyledi.

E-Ticaret ve Hava Kargo Rekor Kırdı

2025 yılında e-ticaret kaynaklı yük hacminde rekor artış yaşandığını belirten Engin, Türkiye’de e-ticaret hacminin 6 milyar adet sevkiyata, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının ise 600 binin üzerine çıktığını açıkladı.

Kadın istihdamına da dikkat çeken Engin, e-ticaret sektöründe çalışanların yaklaşık yüzde 60’ının kadınlardan oluştuğunu vurguladı.

E-ticaretin etkisiyle hava kargonun stratejik bir taşıma moduna dönüştüğünü belirten Engin, 2026 yılında da bu güçlü konumun korunacağını öngördüklerini söyledi.

Yeşil Lojistik Artık Tercih Değil, Zorunluluk

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) 2025 itibarıyla sahaya indiğini belirten Engin, sürdürülebilirliğin artık rekabetin ön koşulu haline geldiğini ifade etti.

“Karbon performansı artık yalnızca çevresel değil, ticari bir kriterdir. Pazara erişim, sözleşme koşulları ve maliyet yapıları doğrudan etkilenmektedir.”

Orta Koridor’un Kalbi Türkiye

Türkiye’nin Orta Koridor’daki stratejik rolüne dikkat çeken Engin, Türkiye’nin Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri ile ticaret hacminin 11 milyar dolara ulaştığını hatırlattı.

Altyapı yatırımları, gümrük mevzuatının sadeleştirilmesi ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesi halinde bu rakamın çok daha yukarı taşınabileceğini belirtti.

Demir Yolu ve Liman Entegrasyonu Vurgusu

UTİKAD Başkanı, limanların kara ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesinin maliyet avantajı ve verimlilik açısından kritik olduğunu vurguladı. Kombine taşımacılığın Türkiye’nin coğrafi avantajlarını en etkin şekilde kullanmanın anahtarı olduğunu ifade etti.

Nitelikli İnsan Kaynağı En Kritik Başlık

2026 gündeminde insan kaynağının özel bir yer tuttuğunu belirten Engin, sürücü açığı, gümrük personeli ihtiyacı ve dijital yetkinliklerin artırılması konularının sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi.

UTİKAD’ın kadın istihdamı, üniversite iş birlikleri, staj ve mentorluk programları ile sektöre nitelikli iş gücü kazandırmaya devam edeceğini ifade etti.

UTİKAD 40. Yılını 2026’da Kutlayacak

2026 yılının UTİKAD için özel bir yıl olduğuna dikkat çeken Engin, derneğin 40. kuruluş yılını kutlayacağını açıkladı. Bu kapsamda yıl boyunca çeşitli etkinlikler, projeler ve sektörel çalışmaların hayata geçirileceğini duyurdu.

2026 Meydan Okumalarla Birlikte Fırsatlar Yılı Olacak

Konuşmasını değerlendirme ve öngörülerle tamamlayan Engin, lojistik sektörünün pandemi sonrası kazandığı direnç sayesinde 2026’daki zorlukları avantaja çevirebilecek güçte olduğunu belirtti.

“Teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve mevzuat uyumu ile Türkiye lojistik sektörü, ekonomiye katma değer üretmeye devam edecektir.”

yilmazparlar@yahoo.com

12/24/25

İhracatta Stratejik Hamle-Yılmaz Parlar

  

İhracat Akademisi, İstanbul’da Güçlü Bir İş Birliğiyle Hayata Geçiyor

Ticaret Bakanlığı, İTO ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi

Ticaret Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İhracat Akademisi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle yeni bir boyut kazandı.

Türkiye’nin ihracat vizyonuna nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen Eğitim İşbirliği Protokolü, 23 Aralık 2025 Salı günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Ahî Çelebi Kampüsü’nde düzenlenen törenle imzalandı.

Törene; Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan AğarİTO Başkanı Şekib Avdagiçİstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek katıldı.

Akademi İle Ekonomik Kalkınma Aynı Hedefte Buluşuyor

Prof. Dr. Necip Şimşek,

 “İhracat Akademisi, Bilginin Sahaya Taşınmasının Güçlü Bir Örneğidir”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, konuşmasında üniversite–kamu–iş dünyası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin yalnızca bugünün değil, geleceğin ekonomik dönüşümüne de cevap verecek stratejik bir yapı olduğunu vurguladı.

Üniversitenin “iş dünyasının üniversitesi” anlayışıyla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, sürekli eğitim merkezi, araştırma merkezleri ve teknoloji transfer ofisi aracılığıyla akademik bilginin katma değere dönüştürüldüğünü belirtti. İhracat Akademisi kapsamında verilecek eğitimlerin, uygulama temelli ve istihdam odaklı bir yaklaşımla yürütüleceğini söyleyen Şimşek, iş birliğinin küresel rekabeti okuyabilen ihracatçı insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sunacağını dile getirdi.

Nitelikli İnsan, Güçlü Türkiye Demektir

Dr. İsrafil Kuralay, “Bu Proje Ülkemizin Uluslararası Gücünü Artıracak”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, protokolün devlet, oda ve üniversite iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Hayat boyu öğrenme anlayışıyla nitelikli insan yetiştirmenin temel hedefleri olduğunu belirten Kuralay, İhracat Akademisi’nin hem istihdam kalitesini artıracağını hem de Türkiye’nin uluslararası ticarette daha güçlü bir konuma gelmesine katkı sağlayacağını söyledi.

İhracat, Türkiye’nin Tarihi Ve Stratejik Sorumluluğudur

Şekib Avdagiç, “İhracat Akademisi, İstanbul’dan Dünyaya Açılan Yeni Bir Kapıdır”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un tarih boyunca uluslararası ticaretin merkezi olduğuna dikkat çekerek, İhracat Akademisi’nin bu mirası akademik bir zeminde geleceğe taşıyacağını belirtti. İTO’nun uzun yıllardır sürdürdüğü “İhracata İlk Adım” projelerinin önemli başarılar sağladığını hatırlatan Avdagiç, yeni iş birliğiyle bu başarının daha da büyüyeceğini vurguladı.

Avdagiç, gençlerin ihracata yönlendirilmesi ve nitelikli eğitimle desteklenmesinin Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasında kritik rol oynayacağını ifade etti.

İhracat Akademisi, Türkiye’nin Küresel Ticaret Yatırımıdır

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar,

 “Bu Akademi Bir Eğitimden Fazlasıdır”

Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatında 393 milyar doları aşan bir hacme ulaştığını belirterek, küresel belirsizliklere rağmen ihracatta güçlü bir performans sergilendiğini söyledi. İhracat Akademisi’nin, teoriyi pratikle buluşturan yapısıyla Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü artıracağını vurgulayan Ağar, bugüne kadar yüzlerce mezun veren akademinin, insan kaynağı yatırımının somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.

İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin akademiye katılımıyla ihracat seferberliğinin daha da güçleneceğini belirten Ağar, imzalanan protokolün Türkiye’nin dijitalleşme, inovasyon ve markalaşma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi.

İhracat Eğitiminde Yeni Dönem

İmzalanan Eğitim İşbirliği Protokolü ile İhracat Akademisi kapsamında;

uygulama odaklı ihracat eğitimleri,

küresel pazarlara yönelik stratejik bilgi aktarımı,

finansman, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve markalaşma başlıklarında nitelikli programlar hayata geçirilecek.

Bu iş birliğiyle İstanbul, ihracat eğitiminde bölgesel ve küresel bir merkez olma yolunda önemli bir adım attı.

yilmazparlar@yahoo.com